Sivas’ın Güzellikleri

Reklam Alanı

Reklam buraya

Sivas’a Gidince Mutlaka Görülmesi Gereken Yerler

ÇİFTE MİNARELİ MEDRESE

Çifte Minareli Medrese

Taç kapı üzerinde yer alan kitabesine göre 1271 yılında İlhanlılar Veziri Şemseddin Cüveyni tarafından yaptırılmıştır.Medrese, süslemeli taç kapısı ve tuğla-çini örgülü iki minaresi ile dikkati çekmektedir.

Buruciye (Şifaiye) Medresesi

Buruciye (Şifaiye) Medresesi
1271 M. yılında Anadolu Selçuklu Sultanlarından III. Gıyasettin Keyhüsrev zamanında Hibetullah Burucerdioğlu Muzaffer Bey tarafından yaptırılmıştır. İlmiye çalışmaları için yapılmıştır ve devrin Selçuklu taş oymacılığının en güzel örneklerindendir.

Sivas Kongre Müzesi

Sivas Kongre Müzesi

Mustafa Kemal Atatürk ve Heyet-i Temsiliye tarafından 2 Eylül-18 Aralık 1919 tarihleri arasında “Milli Mücadele Karargâhı”olarak kullanılan bina Cumhuriyet tarihimizde çok önemli ve müstesna bir yer tutmaktadır.

Gök Medrese

Gök Medrese

Gök Medrese 4. Kılıçarslan’ın oğlu 3. Gıyasettin Keyhüsrev döneminde Vezir
Sahip Ata Faahreddin Ali tarafından 1271 yılında yaptırılmıştır. Türk
mimarisinin ve süslemesinin bir arada olduğu önemli yapılardandır.

Ulu Camii

Ulu Camii

Anadolu Selçuklu Devleti sultanı II.Kılıçarslan’ın oğlu Kutbeddin Melikşah tarafından 1196 yılında yaptırılmış camiidir . Camii olarak kullanılmaya devam edilmektedir.

Kangal Balıklı Kaplıca

Kangal Balıklı Kaplıca

Sivas’a 96 , Kangal’a 13 kilometre uzaklığındadır . En büyüğü 10 cm’i bulan binlerce balığın olduğu havuzlarda , balıklar giren kişilerin yanık , sivilce , yara , egzama , sedef gibi cilt hastalıklarının iyileşmesini sağlar .

Sivas Eğri Köprü

Sivas Eğri Köprü

Yazılı kaynaklarda Selçuklu dönemine ait olduğu belirtilmiştir. On sekiz
gözlü olup gözleri teşkil eden kemerler sivridir. Uzunluğu 179.60 m,
eni 4.55 m’ olan köprü halen araç trafiğine kapalı, yaya trafiğine açık
ve sağlam durumdadır.

Paşabahçe Mesire Alanı

BONUS : Paşabahçe Mesire Alanı

Piknik yapmak isteyenler için mükemmel bir mesire alanıdır . Ayrıca Türkiye’de atlı polis uygulamasının pilot olarak uygulandığı yerdir .

SİVAS KALESİ

1274118-gece-ve-kale

Yapıldığı tarih kesin olarak bilinmemektedir. Roma, Bizans, Danişmend, Selçuklu, Kadı Burhaneddin Devleti ve Osmanlı dönemlerinde tamir edildiği kaynaklarda yazılıdır. Aşağı ve yukarı kale olmak üzere iki kısımdır. Aşağı kalenin çevresi 7500 m. yüksekliği 25 metredir. Kesme taştan inşa edilen sur duvarları, kuleleri ile Kayserikapı, Palaş, Tokmakkapı, Cancun, Salpur gibi şehre giren demir kapıları mevcuttur. Yukarı kale ise; şimdiki Kale Park diye tabir edilen yerdir. Çelebi Sultan Mehmed tarafından büyük çapta onarılan kalede sur duvarları, iki kapısı, üzerinde bir camii, zahire ambarları, sarnıç ve cephaneliği bulunmakta idi. Her şeyi ile mükemmel olan kaleden bugüne hemen hemen hiç iz kalmamıştır.

BALIKLI KAPLICA

doktorbaliklarsedef-hastaligina-iyi-gelen-kaplicalar

Suyun sıcaklığı 36 – 37 derece C, havuzların toplam debisi, 130 lt/sn dir. Kimyasal karakteristiği; PH 7.40, radyoaktivite 6 eman, toplam mineralizasyon 590.9 mg/lt. Fiziksel karakteristiği; kaplıca suyunda en büyüğü 10 cm boyunda olan binlerce küçük balık yaşar. Balıklar havuza girenlerin sivilce ve yara kabuklarını yemekte, deriye kaplıca suyunun temasını artırmaktadır. Kaplıca suyu her türlü romatizma hastalığa, sinir hastalıklarına, kırık, çıkık, ezik vb. durumlara, deri ve böbrek hastalıklarına olumlu etki yapmaktadır. Yapılan araştırmanın sonuçlarına göre Balıklı Kaplıca sahası, gerek jeotermal enerji potansiyeli gerekse bu enerjinin kullanım imkanları yönünden önemli bir alan olarak ortaya çıkmaktadır. Kangal Balıklı Kaplıcası ülkemizin termal özelliğini daha da artırmaktadır. Çünkü modern tıpta şimdiye kadar fayda göremeyen cilt hastalığı olan insanlar (sedefli hastalar) için Kangal Balıklı Kaplıcası en son ümit kaynağı olmaktadır.
Tahriş olmuş durumdaki veya herhangi bir enfeksiyonla oluşmuş cilt dokusundaki yaraları, egzama, cerahatli sivilceler ve sedef hastalığı oluşumları; 2-10 cm. büyüklüğündeki Cyprinide (Sazangiller familyasından), Cyprinion Macrostamus (Beni balığı) ve Garra rufa (Yağlı balık) türündeki balıklar tarafından iyileştirilmekte ve ciltteki izleri kaybolmaktadır.

Kaplıcada havuza giren kişilerin etrafında ince kahverengi, gri ve bej rengindeki sazan ve kayabalığı türü balıklar dolaşmaya ve ciltte hastalık belirtisi olan yerleri temizlemeye başlarlar. Dişleri olmayan bu balıklar, 36 – 37 derece C sıcaklıktaki suyun yumuşatmış olduğu kabarık yara kabuklarını kopararak cilt pürüzsüz hale gelinceye kadar temizlerler. Tedaviden olumlu sonuç alınabilmesi için üç hafta (21 gün) süresince günde üç defa havuza girmek ve iki saat suda kalmak gerekmektedir. Ayrıca, sabahları aç karnına birkaç bardak şifalı sudan içmeyi ihmal etmemek gerekir. Diğer taraftan yerden kaynayan su içindeki kabarcıkla ve balıkların vücut üzerine yaptığı darbelerle vücutta bir gevşeme ve dinlenme görülmektedir. Tedavi tamamen yan etkisiz olup, kesinlikle herhangi bir ilaç kullanılmamaktadır.

 

          SİVAS’IN OLMAZSA OLMAZ YEMEKLERİ

          mercimek-badi

              Sivas badı olarak da bilinen mercimek badı, Tokat badı ile sıklıkla karıştırılır. Ancak ikisinin                  arasında büyük bir fark vardır. Sivas badında mercimek, bulgur ve domates varken Tokat badına                ekstra olarak ceviz eklenir. Gündüz gezmelerinin favorisidir bu yemek.

    Pezik, dal turşusu

websta - dal turşusu - pezik - sivas yemekleri

      Pancar dallarıyla hazırlanan ve her yemekte boy gösteren pezik turşusu yani dal turşusu, her yıl büyük bidonlarda hazırlanır ancak iki üç ayda biter çünkü o kadar lezzetlidir ki her yemeğin yanında yemek istersiniz.

    SİVAS KATMERİ

websta - sivas katmeri - sivas yemekleri

 Her yerin katmeri meşhur diyebilirsiniz ancak Sivas’ın katmeri bambaşkadır. Bol yağ ile hazırlanan katmer, yumuşacık olur. Kestiğinizde çıkan sıcacık buhar sizi hatıralarınıza götürür. Yanına bir de çay yaptınız mı keyfinize diyecek yoktur.

    Sivas ketesi

websta - sivas ketesi - sivas yemekleri

Mayayla hazırlanan ve katmerin bir farklı versiyonu diyebileceğimiz Sivas ketesi, yemeklerin yanında ekmek tercih etmek istemeyenlerin en lezzetli alternatifidir. Kahvaltıların, 5 çaylarının da vazgeçilmezidir aynı zamanda. Yerken keyiflendiğinizi söylememize gerek yok sanıyoruz.

 Sivas kebabı

websta - sivas kebabı - sivas yemekleri

Sebze ağırlıklı bir kebap olmasına rağmen öyle güzel ve uzun uzun pişer ki etin ve sebzelerin tadı bir olur. Ardından yemeye doyamazsınız. Patlıcanın taze olduğu dönemlerde yapıldığında ise bambaşka bir lezzeti vardır. Tokat kebabına benzetilse de Sivas kebabında patates bulunmaz.

  Sivas köftesi

 websta - sivas köftesi - sivas yemekleri

Normal köftelerden daha geniş yapılan ve içinde baharat olmaması nedeniyle etin tadını alabildiğiniz köftelerdendir. Asıl özelliği ise Sivas’ta yetişen hayvanlardan elde edilen etin kullanılmasıdır. Taze otlar ve bitkilerle beslenen hayvan etinin lezzetini söylemeye gerek yoktur.

Madımak

websta - madımak yemeği - sivas yemekleri

Ispanağa benzer bir yapısı olmasına rağmen lezzeti ıspanaktan oldukça farklıdır. Yoğurtlanıp yemek olarak servis edilen madımak yemeğinin güzel tarafı bu otun yetiştirme değil toplama olmasıdır. Yani özel bir alanı yoktur, ellerinizle tek tek toplar yemeğe sevginizi katarsınız.

  KAYNAK

   http://onedio.com/haber/sivas-in-gezip-gorulmesi-gereken-12-yeri-311839

http://yemek.com/sivas-yemekleri/#.VzNIH1WLTIU

 

Reklam Alanı

Reklam buraya

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*