Peygamberler Şehri ŞANLIURFA

Reklam Alanı

Reklam buraya

KENTİN TARİHİ

jpeg

 Şanlıurfa, eski ve halk arasındaki adıyla Urfa, Türkiye’nin bir ili ve en kalabalık dokuzuncu şehri. 2014 sonu itibarıyla 1,845,667 nüfusa sahiptir. Doğuda Mardin, batıda Gaziantep, kuzeyde Adıyaman, kuzeydoğuda Diyarbakır illeri ve güneyde Suriye ile sınırı vardır. Şehrin eski isimleri Ur, Urhoy, Urhei, Orhei, Orhayi, Ruhai, Ruhha, Ar-Ruha, Reha ve Edessa’dır. Kurtuluş Savaşında gösterdiği başarının hatırasından dolayı 1984 yılında “Şanlı” unvanını almıştır. Arkeolojik bulgulara göre Urfa, dünyanın en eski kenti, insanlık tarihinin başlangıcı, tüm insanlığın ortak ata yurdudur. İl genelinde ortaya çıkan her arkeolojik bulguda tarihin yeniden yazılmasına vesile olup Urfa, tarihe kaynaklık eden şehirdir.

İKLİM

Şanlıurfa, yazları çok kurak ve sıcak, kışları bol yağışlı ve ılıman geçmektedir.Şanlıurfa matematik konum itibariyle Ekvatora daha yakındır. Deniz etkisinden uzak bir bölgede bulunmaktadır. Şanlıurfa’da günlük ve yıllık sıcaklık farkları şiddetlidir. Türkiye’de en yüksek sıcaklık Şanlıurfa Ceylanpınar’da 46.5 C (Temmuz) ölçülmüştür. Şanlıurfa’da en soğuk -12.4 C (Şubat) ölçülmüştür. Şanlıurfa’da yıllık ortalama yağış 462 mm olarak hesaplanmıştır. Yıllık ortalama sıcaklık 18.6 C, buharlaşma 2048 mm, rüzgâr hızı 2.8 mĞsn’dir. Karlı ve don olan günlerin sayısı oldukça azdır. Şanlıurfa’da hakim rüzgarlar kuzeybatı ve batı yönlerinden eserler.

FİZİKİ YAPI

Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan Şanlıurfa, doğuda Mardin, batıda Gaziantep, kuzeybatıda Adıyaman, kuzeydoğuda Diyarbakır illeriyle çevrilidir. İl’in güneyinde 789 km’lik Türkiye-Suriye sınırı uzanır. Yüzölçümü 18.584 kilometre kare olup genelde bir ova görünümündeki il merkezinin rakımı 518 m’dir.

BALIKLIGÖL 

6732-karacacihan-balikligol-984-950px

Balıklıgöl, (Aynzeliha ve Halil-Ür Rahman Gölleri) Şanlıurfa şehir merkezinin güneybatısında yer alan ve İbrahim Peygamberin ateşe atıldığında düştüğü yer olarak bilinen bu iki göl, kutsal balıkları ve çevrelerindeki tarihi eserler ile Şanlıurfa’nın en çok ziyaretçi çeken yerlerindendir.

ATATÜRK BARAJI 

jpeg (1)

Bölgesi’ndeki 9 ili kapsayan tarım arazilerini sulamak amacıyla 1958 yıllarında Fırat Nehri’nden yararlanarak bir baraj yapılmasına karar verilir. 1960 yılında Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü, projeyi başlatır. 10 Ocak 1991 tarihinde Atatürk Baraj’ında su tutulmaya başlanır. Haziran 1992’de ise elektrik üretimine geçilir. Çalışmaların en yoğun dönemlerinde, günde üç vardiya şeklinde, 200’ü mühendis olmak üzere yaklaşık 8.000 kişi ve her tipten 1.000 araçla çalışmalar hızlandırılmış ve baraj kısmı tamamlanmıştır.

ULU CAMİ

2864673-sanliurfa-ulucamii-eski-kilise

Urfa merkezindeki camilerin en eskilerindendir. Eski bir sinagog iken M.S. 435-436’da ölen Piskopos Rabula tarafından St. Stephon Kilisesi’ne dönüştürülmüştür. Kırmızı renkteki mermer sütunların çok olması nedeni ile “Kızıl Kilise” olarak da adlandırılan yapının yerine, 1170-1175 yıllarında Nurettin Zengi tarafından inşa edilmiştir.

Anadolu’daki çok ayaklı camiler grubunda olup, payeler üzerinde kıble duvarına paralel üç sıra çapraz tonozlarla örtülü, yatık dikdörtgen planlıdır. On dört sivri kemerli avluya açılan ve payeler üzerine duran çapraz tonozlarla örtülü son cemaat yeri, Anadolu’da ilk kez Şanlıurfa Ulu Cami’nde kullanılmıştır. Yapının sekizgen çan kulesi bugün minare olarak kullanılmaktadır.

İbrahim’in Doğduğu Mağara ve Mevlid-İ Halil Camii İbrahim, Mevlid-i Halil Cami avlusunun güneyinde bulunan mağarada doğmuştur. Rivayete göre devrin hükümdarı Nemrut, bir rüya görür. Sabah rüyasında gördüklerini müneccimlerine anlatır. Müneccimlerin “Bu yıl doğacak bir çocuk senin saltanatına son verecektir” demesi üzerine Nemrut, halkına emir salarak o yıl doğacak bütün erkek çocukların öldürülmesini ister.

Sarayın putçusu Azer’in hanımı bu mağarada gizlice İbrahim’i dünyaya getirir. İbrahim 7 yaşına kadar bu mağarada yaşamıştır. İbrahim’in doğduğu mağaranın içerisinde bulunan suyun, şifalı olduğuna ve bir çok hastalığı iyileştirdiğine inanılır.

HALFETİ (SAKLI CENNET)

11560767889_93807017803

 

MÖ 855 yılında Asur kralı III. Salmanassar tarafından zapt edildiği zaman Şitamrat adını taşıyordu. Yunanlar bunu değiştirerek Urima adını vermişlerdir. Süryaniler ise Kal’a Rhomeyta ve Hesna the Romaye adlarını kullanmışlardır. Şehir Arapların eline geçtikten sonra Kal’at-ül Rum adı takılmıştır. 2. yüzyılda Bizanslıların eline geçince bu kez Romaion Koyla adını almıştır.

1280 yılında Beysari komutasındaki Memluk ordusu tarafından kuşatılmış, sonuç alınamayınca şehirdeki Hıristiyan mahalleleri beş gün süreyle yağmalandı. 1290 yılında bu kez Memluk Sultanı Eşref tarafından feth edildi. Ve son kez Memlükler tarafından tamir edilen şehre Kal’at-ül Müslimin adı verildi. Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlılara geçen şehir, zamanımızda da kullanılan Urumgala ve Rumkale adlarını alarak 1954 yılında ilçe haline getirilmiştir.

HARRAN

61_v

MÖ. 2000 yılında Ur şehrinin bir ticari kolu olarak kurulduğuna inanılan Harran’ın Sümerce veya Akatça kervan veya geçit yeri anlamına gelen “Harran-U” kelimesinden türediği düşünülmektedir. Moğol İstilasında yıkılan tarihi Harran Üniversitesinin harabeleri ile tarihi Harran evleri görülebilir.

 

TÜRKÜLERE KONU OLAN CEYLANPINAR

jpeg (2)

Türkülere konu olan Ceylanların Şanlıurfa’daki merkezidir. Uzun yıllar koruma alınan Ceylanların sayısı 1000’ni aşınca bir kısmı 2006 yılında doğal ortama bırakılmaya başlandı. Dünyanın en büyük üç çiftliğinden biri Ceylanpınar’da bulunmaktadır.

 Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne (TİGEM) bağlı çiftlikte bitkisel üretim çalışmaları arasında pamuk, ayçiçeği, yonca, soya, yem bitkileri, sebze ve meyve üretilmektedir. İşletmenin hayvancılık alanındaki çalışmaları arasında Sığırcılık, Koyunculuk, Arıcılık, Süt Ürünleri ve Ceylan üretimi bulunur.

MEŞHUR SIRA GECELERİ

140920142143-b

Sıra gecesi, sadece yemek, içmek ve eğlenmek amacıyla yapılan bir gece değildir. Sıra gecelerinin esas amacı; dayanışmadır, paylaşmadır, sohbettir, muhabbettir. Memleketin çok önemli sorunlarının konuşulduğu, tartışıldığı, gerektiğinde karar alındığı ve buna göre gerekli icraatların yapıldığı bir toplantıdır. Örneğin: Şanlıurfa’nın düşman işgalinden kurtuluş planı, sıra gecelerinde tertiplenmiştir. Sıra geceleri, Şanlıurfa’nın geleneksel bir toplantısı olduğu ve her sıra gecesi de değişik evde yapıldığı için, işgal kuvvetlerinin dikkatini çekmemiştir.

MUTFAĞI 

5037431_orig

Lahmacun

Urfa Mutfağını, müstesna konumuna getiren, sahip olduğu tarihsel ve kültürel birikimidir. Hz. İbrahim (a.s)’in sofrasından eksiltmediği “Tırıt” yemeği ve misafirperverliği, ateşe atılması ile öykülendirilen “Çiğköfte”si her Urfalının mutfak kültüründe yaşattığı en önemli mirastır.

Kebabın diyarı Lahmacun’un anavatanı olan Urfa, Dünya tarihinin yazılmasına kaynak teşkil ettiği gibi insanlığın damak zevkine, sofrasına, mutfağına da kaynaklık etmiştir. Urfa mutfağında, köfte ve kebap çeşitleri en çok bilinen yemeklerdir. Baharat, un ve pirinç ikinci planda; sebze üçüncü planda kullanılır.

KAYNAK

http://www.sanliurfa.bel.tr/tr/icerikdetay/29/121/mutfagi.aspx

http://www.sanliurfa.bel.tr/tr/icerikkategori/0/26/turizm.aspx

http://www.sanliurfa.bel.tr/tr/icerikkategori/0/10/sanliurfa.aspx

https://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eanl%C4%B1urfa

http://neyimeshur.org/sanliurfanin-neyi-meshur/

 

 

 

 

Reklam Alanı

Reklam buraya

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*