Kars Memleketimm

Reklam Alanı

Reklam buraya

Kars
Kars, Türkiye’nin kuzeydoğu kesiminde yer alan aynı adlı ilin merkez ilçesidir. Türkiye’nin en yüksek il merkezlerinden biri olan Kars, köyleri ile birlikte nüfusu 100 bini aşan şehirlerdendir. Kars, geçmişte Bagratlı Krallığı’na ve Cenub-u Garbi Kafkas Hükümeti’ne (Güneybatı Kafkasya Cumhuriyeti) başkentlik yapmış bir sınır şehridir. Bu özelliği ile Türkiye’de herhangi bir ülkeye başkentlik yapmış ender şehirlerden birisidir.
Türkiye’nin Kafkasya’ya açılan kapısı konumundaki bu şehir Kafkas Üniversitesi’nin açılmasıyla hızla gelişmeye başlamış ve zaman içinde bir öğrenci kenti durumuna gelmiştir. Ayrıca şehir merkezine altı kilometre uzaklıktaki havalimanı sayesinde de bölgesinde ulaşım ağının kesiştiği bir noktada yer alır. Bunun dışında kara ve demiryolu ağlarıyla ülkenin diğer yerleşim birimlerine ulaşımda da bir sorun yoktur.
Kentte 2004 yılından bu yana Azerbaycan Başkonsolosluğu bulunmaktadır.
KARS KALESİ

TARİHİ
Kars’ın bilinen ilk sâkinleri Hurrilerdir. Daha sonra Hititlerin hâkimiyetine girmişlerdir. Hurriler bölgeye “yüksek ülke” veya “yukarı eller” demişlerdir. Bölge, daha sonra Urartuların işgâline uğradı. M.Ö. 8. asırda Kimmerler buradan geçtiler. Asurlar ve Babiller buraya hâkim olamadılar. İskitler M.Ö. 7. asırda bu bölgeye hâkim oldular. M.Ö. 6. asırda Perslerin istilâsına uğradı. Dârâ, Kafkasya Seferini buradan geçerek yaptı. M.Ö. 4. asırda Makedonya Kralıİskender, Persleri yenerek burasını ele geçirdi. Partlar ve bunlara bağlı Ermeni derebeylikleri zaman zaman bölgeye hâkim oldular.
eski kars fotoğrafları1
COĞRAFYA VE İKLİMİ
Rakımı ortalama 1768 metreyi bulan Kars arazisinin büyük bölümü yaylalardan oluşur. Akarsu vadileriyle yer yer parçalanan yörede yaylalar dalgalı düzlüklerden oluşur. Kars ilinde yer alan önemli yükseltiler olan Allahuekber Dağları, Kısır Dağı, Akbaba Dağı, Aladağ ve Aşağıdağ’ın bir kısmı merkez ilçe sınırları içerisindedir. Kars Çayı, kentin güneybatısından geçer. Kent aynı adlı ovanın üzerinde kurulmuştur.
Sukran_Kars_2013_58
Taşınır ve taşınmaz kültür varlıklarının korunması ihtiyacını karşılamak üzere ilk olarak 1959 yılında Vilayet Konağı’nda Müze Memurluğu kurulmuş, daha sonra bölgeden toplanan eserlerin çoğalması sebebiyle 1964 yılından 1978 yılına kadar Kümbet Cami (Havariler Kilisesi)müzeye dönüştürülerek sergileme yapılmış, nihayet 1978 yılında İstasyon Mahallesi’nde yapılan yeni ve modern bir müze binası 1981 yılında hizmete açılmıştır. Modern Kars Müzesi günümüzde arkeolojik, etnografik ve taş eserlerin sergilendiği önemli müzeler arasında yer almaktadır.
Kars, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın ardından 40 sene boyunca Rus egemenliği altında kalmıştır. Ruslar bu yıllar içerisinde şehir merkezinde yeni imar çalışmaları başlatmışlardır. Kars’ta bulunan Kars Çayı’nın batısındaki yerleşim yerlerini terkederek bugünkü Yusufpaşa, Ortakapı ve Cumhuriyet Mahalleleri’ne yerleşmeye başlamışlardır. 1890 yılında Hollandalı mühendisleri getirten Ruslar yeni şehir planında birbirini dik kesen ızgara planlı geniş caddeler yapmışlardır. Ancak yıllar içerisinde gelişme gösteren kentin büyümesiyle yapılan yeni caddelerde bu hususa dikkat edilmemiştir. Bu geniş caddelerin üzerine kırk yıl içerisinde Baltık mimari tarzında düzgün kesme bazalt taşından tek-iki ve üç katlı binalar yapılmıştır.
Kars Kalesi; Kars Merkez Kalesi, İç Kale veya Stadel olarak ta anılmaktadır. 1153 yılında Selçuklular’a bağlı Saltuklu Sultanı Melik İzzeddin’in isteği ile o dönemin veziri olan Firuz Akay tarafından yaptırılmıştır. Dış kale surlarının yapımı 12. yüzyılda inşa edilmeye başlanmıştır. 1386tarihinde Timur tarafından yıktırılan kale, 1579 yılında Osmanlı Padişahı III. Murat’ın emri üzerine Lala Mustafa Paşa tarafından yeniden yaptırılmıştır. Kale kalıntılarında dört köşe mermer kitabe bulunmuş dış surların kapısına koydurulmuştur.
1152 yılında Sultan Melik İzzeddin’in emri ile Veziri Firuz Akay tarafından yaptırılmıştır. Kaleyi 1386 yılında da Timur yerle bir etmiş, 1579 yılında tekrar III. Murat’ın emriyle Lala Mustafa Paşa yeniden yaptırmıştır.
1616 ve 1636 yıllarında iki defa onarımdan geçmiş kale doğu-batı istikametinde 250 metre, kuzey-güney istikametinde ise yaklaşık 90 metredir. 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşından sonra 40 yıllık Rus hakimiyetinde tahribatlara uğramış, orijinal özelliğini ve kullanımını yitirmiştir.

Reklam Alanı

Reklam buraya

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*