Çiçek de bir canlı varlıktır

Reklam Alanı

Reklam buraya

cicekler

Canlılarla cansızlar arasında ki farklardan biri, bilirsiniz, canlıların yer değiştirebilmeleridir; cansızlar ise kendiliklerinden hareket edemezler, yer değiştiremezler. Taş, toprak, maden olduğu yerde kalır.

Denize, göle bakıp da: «İşte, sular hareket ediyor, dalgalanıyor. Öyleyse, su da canlı bir varlık!» diyorsanız, aldanıyorsunuz. Bir derenin, ırmağın akışı da sizi yanıltmasın. Bunlar hareket ediyor, yer değiştiriyor gibi görünürse de bu hareket kendiliğinden değildir: Denizlerin, göllerin suları rüzgarın etkisiyle dalgalanır; ırmaklar, dereler, yağmur suyu da yer çekimine uyarak, yüksek yerden alçak yere doğru akar, ya da yukarıdan aşağıya iner.

Canlılar öyle mi ya: İnsan başta olmak üzere, bütün hayvanlar yürürler, koşarlar; kuşlar uçar, balıklar yüzer.

— «Peki, ağaçlar, otlar oldukları yerde duruyorlar. Yapraklarının, dallarının kımıldaması da rüzgardan. Bunlar niçin canlı varlıklardan sayılıyor?» diyeceksiniz.

Gene sizi aldatan görünüştür. Bitkiler kendiliklerinden bulundukları yerlerden başka yerlere gidemezlerse de hiç hareket etmiyor değillerdir: Kökler toprakta derinliklere gider; gövde büyür; yapraklar gelişir; çiçekler açar. Hatta, patates gibi, soğan gibi yumru köklü bitkilerin bu yumruları, kışın, soğuktan korunmak için, toprağın daha derinlerine giderler. Örneğin, lalelerin soğanlarını kış başında topraktan iki, üç parmak derinde bırakmışsanız eğer baharda bu yumruları bir iki karış daha aşağıya inmiş bulursunuz.

Bir bitkinin her bölümü gibi, çiçeği de canlıdır elbette. O da, yer değiştiremezse de, hareket eder. Ayçiçeklerinin, günün çeşitli saatlerinde, güneş ne yandan geliyorsa o yana doğru döndüğünü bilirsiniz. Gene bilirsiniz: Birçok çiçeklerin taç-yaprakları gündüz açılır, akşam olunca kapanır. Üzerine konan böceği, kelebeği, örümceği taç yapraklarını kapayarak içine çeken, eritip besininden yararlanan çiçekler bile vardır.

Çiçek dediğimiz bu hoş görünüşlü, renk renk, biçim biçim canlı varlıklar doğanın en güzel süslerinden biridir. Her canlı gibi onlar da boyunları koparılınca ölürler, tohumlarından yeni bitkiler üreyemez olur. Bu da, doğa için, bahçelerimiz için bir kayıptır. Onun için, çiçeği zevkle seyretmeliyiz; gerekmedikçe koparmamalıyız. Bir şairimizin dediği gibi, «Çiçek dalında güzel!»

Reklam Alanı

Reklam buraya

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*