ÇANAKKALE /ECEABAT /KOCADERE KÖYÜ

Reklam Alanı

Reklam buraya

ÇANAKKALE

Antik çağdan kalan Troya kalıntıları il sınırları içerisindedir. Karesioğulları ile Türkleşmeye başlayan yöre; daha sonra Osmanlı’ya katılmıştır. Osmanlılar Trakya’ya Çanakkale üzerinden geçmişlerdir.

dur-yolcu-canakkale

OSMANLI DÖNEMİ

İlin eski merkezi aslında Biga olup, Cumhuriyet döneminde, kazanılmış olan başarılardan dolayı ilin ismi ve merkezi Çanakkale olarak değiştirilmiştir. İlin isminin kökeni ise yörede çok gelişmiş olan çanak-çömlek zanaatinden gelir. Şehrin iki simgesi hâline gelen Kale-i Sultaniye ile çanakçılık özdeşleşince de şehir “Çanakkale” olarak adlandırılmaya başlanmıştır.

ÇANAKKALE SAVAŞLARI

1915 senesinde Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında Çanakkale Savaşları’na sahne oldu. İtilaf Devletlerinin birleşmiş orduları deniz savaşında araç ve personel zayiatı vererek mağlup oldu ve boğazları geçemedi. Daha sonra İtilaf kuvvetleri karadan çıkartma yaptılar. Kara savaşlarında Yarbay Mustafa Kemal’in başarıları sayesinde düşman ilerleyişi durdu, iki kuvvet birbirine üstünlük sağlayamadı ve karadan taarruz da başarısızlıkla sonuçlandı.

canakkale-savasi-sonuclari

KÜLTÜR

Çanakkale, binyıllar boyunca farklı toplumların egemenliğinde kalmış, gerek mimarisinde gerek yaşamda onlardan izler taşımaktadır. 1970’li yıllardan itibaren ile yapılmaya başlayan ticarî yatırımlarla ildeki geleneksel toplum yapısı yerini hızla modernize kent olmuştur. Ticarî yatırımlarla ulaşım kolaylaşmış ve şehrin görünümünün değişmesi böylece başlamıştır. Bugün Çanakkale Türkiye’nin en modern çevrelerindendir. Geniş kaldırımları, temiz caddeleri, bakımlı binaları ile örnek bir şehirdir. Henüz altyapısı tam oturmamışsa da kültürel anlamda Çanakkale ili Türkiye’de önde gelen çevrelerdendir. Toplumda çekirdek aile yaygındır. Toplum, Manavlar, Türkmenler, Pomaklar, Yörükler, Bulgaristan göçmenleri ve az sayıda Kumuk Türkleri ve Çerkez ile Boşnak’tan oluşur. Boşnak ve Yörükler genelde tarım ile uğraşırlar. Fakat halk etnik yapıya göre ayrılmamış birlik içinde yaşamaktadır. Fakat her toplum kendi kültürel yapısını korur. İl ve ilçe merkezlerinde büyük ölçüde modern giyim örnekleri benimsenmiştir. Kırsal kesimden gelen bayanlar, beyaz Yemenî adı verilen eşarp ve şalvar ile siyah naylonumsu kumaştan pardesü giyerler, kırsal kesim erkeklerinde ise baskın giyim türü, pantolon, ceket ve kaskettir. Yörede erkeklerin şalvar giydiği pek görülmez. Çanakkale’de üretilen başlıca gıda ürünleri, şarap, zeytin, sardalya, peynir helvası ve keşkektir.

yemekler_344202062

TURİZM

Çanakkale ve diğer ilçeler tarihî ve doğal güzellikler bakımından oldukça zengin olmasına rağmen, bölge olması gerekenden oldukça az turist çekmektedir ancak turizme fazla yatırım yapılmamaktadır. Her yıl 25 Nisan’da düzenlenen Anzac Günü’nde Avustralya ve Yeni Zellanda’dan gelen binlerce turist bölgeye akın etmekte, turizm genellikle Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Gelibolu, Truva Savaşı’na ev sahipliği yapmış Truva Antik Kenti ve Assos Antik Kenti üzerine odaklıdır. Deniz turizmine uygun olmasına rağmen bu yönde bir yapılanma pek yoktur. Çanakkale il sınırları içinde 5 yıldızlı otel sayısı sadece 1’dir. Yine Çanakkale’de bulunan Gökçeada ve Bozcaada turist çekmektedir.

Çanakkale ilinde her yıl Ağustos ayında Truva Kültür ve Sanat Festivali gerçekleşmekte, çeşitli sanatsal faaliyetler yapılmaktadır. Her iki yılda bir düzenlenen Uluslararası Çanakkale Bienali de Çanakkale ilinin kültür, sanat ve turizmine katkı sağlamaya aday bir etkinliktir.

bozcaada-turu

EĞİTİM

İlin tek üniversitesi olan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin (ÇOMÜ) Çanakkale için özel bir önemi vardır. Şehir merkezi nüfusu 100.000 civarında olan Çanakkale’de üniversite öğrenci sayısı 33.500’ü, personel sayısı ise 3.000’i geçmektedir. Personel ailesi ile hesaplandığında ise Üniversitenin öğrenci ve aileler ile birlikte ilde 45.000 nüfusu oluşturduğu görülür. Ayrıca üniversite 12 fakülte ve 20’den fazla yüksekokul ve enstitü ile ilin en önemli kamu kurumu ve istihdam kapısıdır. Üniversite’nin her ilçede en az bir yüksekokulu bulunmaktadır. Çanakkale Fen Lisesi , Çanakkale Sosyal Bilimler Lisesi , Vahit Tuna Anadolu Lisesi başlıca liselerindendir.

ECEABAT İLÇESİ

Bugünkü Eceabat ilçesinin sınırları içinde, Balkanlar’dan gelen kavimlerin bir kolu olan Traklar’ın kurduğu pek çok eski yerleşim merkezi vardır. İlçe merkezi Maydos (Madytos), Sestos (Akbaş), Kynossema (Kilitbahir), İdaion (Bigalı kalesi) Traklarca kurulan önemli yerleşim merkezleridir. İlçe merkezi olan Maydos Traklar’ın yanı sıra Milet, Faço ve Midilli göçmenlerinin de yerleştikleri sanılmaktadır. Bölge M.Ö II. yy.’da İran egemenliğindeyken, V. yy’da Pers savaşları’na tanık oldu. Tarihçi Strabon’a göre, kenti ilk kez Lesboslular (Midilliler) kurdu. Sırasıyla Persler’in Atinalılar’ın Spartalılar’ın Romalılar’ın Latinler’in yönetiminde kalan Eceabat, 1354’te Orhan Gazi’nin oğlu Süleyman Bey’in Rumeli’deki fetihleri sırasında Osmanlı topraklarına katıldı. Ece Bey’in önderliğinde fethedilen bölgeye Süleyman Bey tarafından Eceabat (Ece’nin imar ettiği, Ece’nin kurduğu) adı verilmiştir. Anıtsal Osmanlı kaleleriyle ünlüdür.

canakkale-eceabat-iskelesinde-2-kilometrelik-kuyruk-olustu

TURİZM

Sestos

Eceabat’a 4 km uzaklıkta, Yalova köyündedir. Akbaş limanının güneyinde kurulmuştur. Fatih Sultan Mehmed Kilitbahir kalesini yaptırırken, Sestos kalesinin taşları kullanılmıştır.

hb_b_12104401_l-b

Bigalı Kalesi 

Eceabat’a 5 km uzaklıktadır. 1807’de III. Selim döneminde yapılmaya başlanmış, II. Mahmud zamanında bitirilmiştir. Kalede Sestos kentinin taşları kullanılmıştır.

16-BOZCAADA-KALESİ

Kilitbahir Kalesi 

Osmanlı kaleleri içinde, mimari yönden bir baş yapıttır. 1462 yılında, İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed yaptırmıştır.Kanuni Sultan Süleyman, bir kapı kulesiyle sureklemiştir. Hiçbir yerde uygulanmamış özgün bir planı vardır. Surlara önem verilmemiş, buna karşın yonca yaprağı biçimindeki üç avlulu iç kale, korunaklı yapılmıştır. İç kale yedi katlıdır. Duvarlar düzgün moloz taştandır. Kanuni Sultan Süleyman döneminde eklenen köşe kule, büyük kesme taştan güzel bir yapıdır.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA
OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Seddülbahir 

1659’da IV. Mehmed döneminde, Frenk Ahmed Paşa’nın mimar Mustafa Ağa’ya yaptırmıştır.

Seddülbahir-Kalesi

KOCADERE KÖYÜ

Köyün yanında bulunan dereye kuruca dere denirmiş.Köyün ilk adı Kurucaderedir.Daha sonra Kocadere olarak değiştirilmiş. Eceabat ile Kabatepe arasında bulunan bu köy 25 hane 85 nüfusa sahiptir. Milli park sınırları içinde bulunup 1915 yılında Türk Ordusunun Arıburnu kuzey gurubunun karargahlığına ev sahipliği yapmış. Arıburnu cepesine 1 km. uzaklıkta olup Sahra Hastanesi olarakta hizmet vermiştir.Köyde 1 Hastane Şehitliği 1 Tarihe Saygı Müzesi bulunmaktadır. OPET in tarihe saygı projesi ile köy kahvesi, köy meydanı retore edilerek yenilenmiştir. Ayrıca eski köy okulu restore edilerek Tarihe Saygı Müzesi olarak açılmıştır.

Köy havası ve merası ile eşsiz güzelliği sahip olan Kocadere köyünü her yıl binlerce izci ziyaret ederek, kamplar kurmaktadır. Halkın misafirperver ve cana yakın olması her geçen gün doğa meraklılarını ve kampçıları köye çekmektedir.

kocadere1

İKLİMİ

Köyün iklimi, Marmara iklimi etki alanı içerisindedir. Marmara iklimi, Marmara Bölgesi’nin kuzey Ege’yi de içine alacak şekilde güney kesiminde görülür. Genel olarak Balıkesir, Bursa, Çanakkale,Kocaeli, İstanbul, Tekirdağ (kısmen) ve Yalova şehirlerinde etkilidir.

Marmara iklimi, Karasal iklim, Karadeniz iklimi ve Akdeniz iklimleri arasında bir geçiş özelliği göstermektedir. Buna bağlı olarak doğal bitki örtüsünü güney ve alçak kesimlerde Akdeniz kökenli bitkiler, yüksek kesimlerde kuzeye bakan yamaçlarda Karadeniz bitki topluluğu özelliğindeki nemli ormanlar oluşturmaktadır.

Bir geçiş kuşağında yer alan Marmara Bölgesi’nde Akdeniz ikliminin etkisi güneyden kuzeye doğru giderek azalır. İç kesimlerdeki Bilecik yöresiyle Ergene Havzasına doğru ise step ikliminin özellikleri görülür. Kesintisiz dağ engelleri olmadığından bölgenin birçok kesimi Balkan Yarımadasının, bazı kesimleri de İç Anadolu Bölgesi’nin etkilerine açıktır. Bu nedenle bazı kışlar bölgenin kıyılarını bile etkileyen soğuk baskıları, bazı yazlar ise ağır sıcak dalgaları görülür.

ÇANAKKALE GEZİLECEK YERLER

ÇANAKKALE AYNALI ÇARŞI : Çanakkale savaşlarında bir halk türküsüne de konu olan ünlü çarşının 1889 yılında II. Abdülhamid’in padişahlığı sırasında, Çanakkale’nin önde gelen Yahudi ailelerinden biri tarafından yaptırıldığı bilinmektedir. Doğrulanamayan bir iddia ise çok daha önceleri yapıldığıdır. Evliya Çelebi’nin “Seyahatname” adlı eserinde de çarşıdan söz edilmektedir. Çarşıya ilişkin kayıtlar incelendiğinde İstanbul’daki Mısır Çarşısı’nın minyatürü olduğu anlaşılmaktadır.

 29

ÇANAKKALE ŞEHİTLİĞİ : Çanakkale savaşlarının merkezi olan, insanoğlunun tüylerini ürperten, tarifsiz bir duygu yoğunluğunun içine sürükleyen ve bu vatanın evladı her kişinin o havayı soluyarak öğrenmesi gereken bir destanın yazıldığı Gelibolu yarımadası tarihi milli parkında kalan anıt ve şehitlikler… Çanakkale’ye gelindiğinde belki de ilk ziyaret edilmesi gereken mekan.

canakkale-sehitligi-gezisi-halkali-muhtarlik-kucukcekmece

ÇANAKKALE MERKEZ :  Muhteşem Çanakkale Boğazı manzarasıyla Truva filminde kullanılan tahta atın ve antik Truva şehrinin maketinin bulunduğu Çanakkale kordon boyunu da içeren merkez, şehrin kalbi…

Canakkale-Fotograflari-28

ÇANAKKALE DENİZ MÜZESİ :  1462 yıllında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan, Çanakkale Savaşları’nda da kullanılan, Çanakkale Deniz Zaferi’nin kahramanlarından Nusrat Mayın Gemisi’nin orijinal boyutlarındaki maketi ve Çanakkale Savaşları’nda kullanılan çeşitli silahların bulunduğu müzeyi ziyaret edebilirsiniz.

0000491611

ÇANAKKALE SAAT KULESİ :  İtalyan Başkonsolosu, Emilio Vitalis tarafından 1890’larda yaptırılan bu görkemli saat kulesini de görmekte fayda var.

saatkulesi_050111_7

ÇANAKKALE ARKEOLOJİ MÜZESİ : Çanakkale yöresinde büyük özverilerle devam eden kazılar sonunda çıkarılan, çoğunlukla Truva (Troya, Troia), Assos ve Parion bölgesinde bulunan antik şehirlere ait bulgular ile Polyksena Lahiti gibi pek çok önemli eserin sergilendiği arkeoloji müzesi sizleri geçmiş zamanlara götürebilir.

ÇANAKKALE-ARKEOLOJİ-MÜZESİ

TRUVA ANTİK KENTİ : 1988 yılından beri dünya miras listesinde olan bu antik şehir 1996 yılından beri ise milli park statüsündedir. Antik medeniyetlerin beşiği kabul edilmiştir. 9 adet şehrin birbiri üzerine kurulmasıyla oluşmuştur. Truva, Troya, Troia, İlion, Vilusa gibi adlarla da anılır. Konum olarak Kazdağları eteklerindedir. Pek çok filme de konu olan Truva Atı’nı görmek için buraya uğrayabilirsiniz.

troia-atı-truva-antik-kenti-çanakkale-1

KAYNAKÇA:

http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87anakkale

http://tr.wikipedia.org/wiki/Eceabat

http://tr.wikipedia.org/wiki/Kocadere,_Eceabat

Reklam Alanı

Reklam buraya

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*