Bir Başka Rüyadır Ankara

Reklam Alanı

Reklam buraya

ADININ KAYNAĞI

Ankara adının kaynağı kesin olarak bilinememektedir. Belgelere dayanmayan ve günümüze kadar gelen söylentilere göre; tarihte bahsedilen ilk adı Galatlar tarafından verilen ve Yunanca çapa anlamına gelen Ankyra’dır. Bu isim zamanla değişerek Ancyre, Engüriye, Engürü, Angara, Angora ve nihayet Ankara olmuştur.

TARİHİ

Ankara_rijkmuseum

Helenistik dönemde Galat boylarından Tektosag’ların başkenti olan Ankara, Roma döneminde taşra örgütünün başkenti, Bizans döneminde imparatorların konakladığı önemli bir kent, Osmanlı döneminde ise Anadolu Eyaleti’nin merkezi olmuştur. Şehrin yerleşik düzeni çok eskilere dayanmasına rağmen tarihi, ancak; Hitit devrinden itibaren takip edilebilmektedir. Hititlerden sonra yöreye Friglerin hakim oldukları görülmektedir. Eski çağ kaynaklarındaki bir efsaneye göre de Ankara’yı büyük Frig kralı Midas kurmuştur. Şehir merkezi Ulus’ta yapılan kazılarda, Friglerin oturduğuna dair kesin bilgiler elde edilmiştir. İmparator Augustos’un Ankara’yı kesin olarak almasından sonra burası bir eyalet olarak gelişmiş, mabetler, pazaryerleri, yollar ve suyolları yapılmıştır. 334–1073 yılları arasında Bizans İmparatorluğu’nun hakimiyeti altında kalmıştır.

Ankara’nın kaderi Bizans ordularının Selçuklu Sultanı Alpaslan tarafından 1071 yılında mağlup edilmesiyle sonuçlanan Malazgirt Meydan Muharebesi ile tayin edilmiştir. Bu galibiyet sonucunda şehir Türklerin eline geçmiştir. Ankara’nın en parlak devri Alâaddin Keykubat zamanıdır. Bu dönemde şehir askeri bakımdan tahkim edilmiş, cami ve medrese gibi dini ve ilmi eserlerle de imar edilmiştir.

Balkan Savaşları döneminde  Rumeli vilayetlerinin çoğunun kaybedilmesi ve İstanbul Boğazı’nın ele geçirilmesi oldukça kolaylaşmıştı. Bu yüzden devlet merkezinin İstanbul’da kalması tehlikeli ve sakıncalı görülerek, başkentin Anadolu içinde başka bir şehre taşınılması düşünülmüştür. Savaş yıllarında en çok saldırı batıdan gelmekteydi ve Ankara bu saldırılara hayli uzak kalıyordu. 27 Aralık 1919 tarihinde, başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyeti Temsiliyesi” Ankara’ya gelerek 29 Aralık 1919’da yayımlanan bir tebliğ ile bütün mebuslara toplantının Ankara’da yapılacağını duyurmuştur. Bu genelgeden sonra 23 Nisan 1920 tarihinde kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinin merkezi Ankara olarak ilan edilmiştir. 13 Ekim 1923 tarihinde çıkarılan bir kanun ile Ankara, Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti olmuştur.

COĞRAFİ BİLGİLER

s-34060e17927eb90d33fe01f331077b08dd712824

Genel Coğrafya ve Yeryüzü Şekilleri

26.897 km2’lik bir alana sahip olan Ankara, 39.57 K enlemi ile 32,53 D boylamları arasında yer alır. Deniz seviyesinden yüksekliği yaklaşık 890 m’dir. Doğu yönünde Kırşehir ve Kırıkkale, Batı yönünde Eskişehir, Kuzey yönünde Çankırı, kuzeybatı yönünde Bolu ve Güney yönünde Konya ve Aksaray illeri ile çevrilmiştir. İlçeleri; Altındağ, Çankaya, Mamak, Keçiören, Sincan, Yenimahalle, Akyurt, Beypazarı, Çamlıdere, Çubuk, Elmadağ, Etimesgut, Evren, Kazan, Gölbaşı, Bala, Ayaş, Güdül, Haymana, Kalecik, Kızılcahamam, Nallıhan, Polatlı, Pursaklar ve Şereflikoçhisardır.

Bitki Örtüsü

İlde kışları soğuk, yazları kurak geçen bir iklim görülür. En fazla yağışı İlkbahar mevsiminde alır. Bu iklim şartları ve coğrafi yapı Ankara ve çevresinde step ve orman gibi iki ayrı bitki topluluğunun gelişmesine yol açmıştır. Yörede yaygın olarak görülen step bitki örtüsü az yağış alan çukur alanlarda ve platolar üzerinde yer alır. Bu bitki topluluğu içinde ağaç yok denecek kadar azdır. Genelde dikenli çalılar dikkati çeker.

İl çevresinde plato üzerinde yükselen tek dağlar ile kuzeydeki dağlık sahada yağışlardaki artış sayesinde orman örtüsü ortaya çıkmaya başlar. Bozkır ortasında adacıklar halinde görülen ormanlar, genelde insan tahribatından arta kalan korulardır. Bu tür ormanlarda hakim ağaç türü karaçam, ardıç ve yer yer meşedir.

NÜFUS ve İDARİ DURUM

Cumhuriyetin ilanından sonra Ankara, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti olmuştur. İdari organların teşkilatlanması ve sanayinin gelişmesi nedeniyle, yakın il ve ilçeler ve yurdun diğer yörelerinden gelen iç göç ile özellikle de 1927–1935 ve 1950–1955 yılları arasında Ankara’nın nüfusu hızla artmıştır. Cumhuriyet öncesi küçük bir kasaba görünümünde iken, bugün Türkiye’nin nüfusu yoğun ikinci büyük şehri, modern başkenti haline gelmiştir. Ankara’nın 1927 yılı nüfus sayımına göre toplam nüfusu 404.581 iken, son 73 yılda 10 kat artarak 2000 yılında 4.007.860 kişiye yükselmiştir. Aynı dönemde Türkiye nüfusu 5 kat artmıştır. 1927– 1935 döneminde ilimizin yıllık artış hızı % 34,7 iken, 1990–2000 döneminde % 24,4 olmuştur. 1927 yılında Ankara ili ülke nüfusu içinde % 3,2’lik bir paya sahip iken, 2000 yılında yaklaşık % 6’lık bir paya sahip olmuştur. İlimizde ortalama hane halkı büyüklüğü de azalış eğilimi göstermektedir.

Ankara iline bağlı 25 ilçe, 1 Büyükşehir Belediyesi, 25 ilçe belediyesi, merkez ilçelerde 683 mahalle ve 165 köy, taşra ilçelerde ise 121 mahalle ve 628 köy olmak üzere toplam 804 mahalle ve 672 adet köy vardır.

TARİHİ YERLER

Ankara Kalesi

ankara-kalesi-12-Y3cH

Ankara Kalesi, Ankara’daki en eski yapılardan biridir. Kalenin yapılış tarihi tam olarak bilinmemektedir. Anadolu’ya Türklerin girişiyle birlikte kale hakimiyet altına alınmış, bu tarihten itibaren yüzlerce yıl bir Türk askeri tesisi olarak hizmet vermiştir. Kalenin yüksek ve sağlam burçları, yapılış biçimi ve çok eski tarihi dönemlerin mimari özelliklerini yansıtması Romalılar tarafından yapıldığını düşündürmektedir. Kalenin ana giriş kapısına ise Hisar Kapısı adı verilmektedir.

Hamamönü

Hamamönü, Ankara’nın Altındağ Belediyesi içinde bulunan ve tarihin çeşitli eserlerinin yeniden canlandırılmasını amaçlayan orijinal bir projedir. Hamamönü içerisinde yer alan evler, Osmanlı kahveleri, 19. yüzyıl havası verilmiş sokak lambaları ve daha birçok eser burayı büyük bir merkez yapmaktadır.

Augustus Tapınağı

Augustus Tapınağı, MÖ. 25 yılından sonra inşa edilmiş, çeşitli tadilat ve düzenlemelerde günümüze kadar ulamıştır. Tapınağın kalıntıları Roma İmparatoru Augustus adına yapılmış olan, ona bağlılık için dikilen bir nişanedir.  Augustus Tapınağı daha sonra Bizans Devleti’nin eline geçmiştir. Bizanslıların eline geçen tapınak üzerinde çeşitli eklemeler ve değişiklikler meydana gelmiştir. Yapıya pencereler açarak kilise haline getiren Bizanslılar burayı kendi ibadethaneleri olarak kullanmışlardır. Bizanslılardan sonraki tarihte yapıyla ilgili ilk bilgi 1555 yılına dayanmaktadır. Tapınak daha sonra Hollandalı Busbecque tarafından keşfedilmiştir. Bundan yüzyıllar sonra, 1930 yılında yapılan arkeolojik kazılarla yapı gün yüzüne çıkmıştır.

ANKARA’NIN SEMBOLLERİ

Ankara Keçisi

Birçok ülkede ‘’Mohair’’ diye adlandırılan tiftik, bütün dünyaya yurdumuzdan yayılan Ankara keçisinin ürünüdür. Bu nedenle tiftik keçisi dünya edebiyatında Ankara Keçisi (The Angora Goat) olarak tanınır. Ankara Keçisi, 13. yüzyılda Hazar Denizi’nin doğusundan Anadolu’ya Türkler tarafından getirilmiştir.

Ankara Tavşanı

Birkaç çiftlikte yetiştirilmektedir ve sayıları ancak bin civarındadır. Ankara tavşanı bir doğumda 4 ile 14 arasına yavru doğurur. Yılda 40 cm uzunluğa ulaşan tüyleri henüz iki-üç aylıkken kırkılır. Yılda ortalama 1 kg yün verir. Tüyü hafiftir ve yüksek ısı tutar. Ankara tavşanından elde edilen Angora yünü, koyun yününe göre sekiz kat daha fazla ısı vermekte ve alerjiye yol açmamaktadır.

Odd-eyed_AngoraAnkara Kedisi

Ankara kedisi, Anavatanı Anadolu olan en eski uzun tüylü kedi soylarından birisidir. İçgüdülerine oldukça bağlı ve son derece zekilerdir. Ankara kedisi, Avrupa’da görülen ilk uzun tüylü kedi olarak bilinir. Ankara kedisi saf ve doğal bir kedi türü olmasının yanı sıra Türkiye’nin ulusal hazinelerinden biri olarak görülür.

Ankara Armudu

Üstün meyve kalitesi ve uzun süre depolanabilmesi nedeniyle çok eski zamanlardan beri armut üreticilerinin dikkatini çeken Ankara Armudu’nun dışında yazlık, kışlık, standart ve yöresel olarak 600’ün üzerinde çeşidi bulunmaktadır. Hem ağaç miktarı hem de üretim bakımından ön sıralarda bulunan Ankara, Bursa’dan sonra ülkemizin en büyük armut üreticisi konumundadır.

Kalecik Karası

New panora320b

Kalecik Karası Ankara’ya 80 kilometre uzaklıktaki Kalecik ilçesine özgü bir üzüm. Kesin kanıtlar olmamakla birlikte, büyük olasılıkla tarihte başta Hititler olmak üzere Anadolu’da yaşamış uygarlıklar tarafından şarap üretiminde kullanılıyor. Birçok, siyah şaraplık üzüm çeşidinden farklı yanı; tanen miktarının düşük, meyvemsi aromalarının ise zengin ve kompleks olması. Zarif yapısına karşın yıllanıp, gelişebiliyor. Kırmızı çiçekler, toprak ve olgun meyvelerden oluşan zengin bir yapı kazanıyor.

YEMEKLER

Ankara Tavası

ankara_tava

Ankara Simidi

38936807-Turkish-Ankara-Simit-Bagel-with-wooden-background-Stock-Photo

Beypazarı Kurusu

Meşhur_Beypazarı_Kurusu

Çubuk Turşusu

_DSC2494

SPOR

MKE Ankaragücü

1910 yılında kurulan Ankaragücü, Türkiye’nin en eski ve en köklü futbol kulüplerinden birisidir.

Gençlerbirliği SK

970360-19466290-2560-1440

Ankara’da kurulan kulüp, Cumhuriyet ile aynı yıl kurulması nedeniyle Cumhuriyet Takımı olarak da anılmaktadır. Forma renkleri kırmızı-siyahtır.

SEYMENLER

maxresdefault

27 Aralık 1919’da Dikmen sırtlarında Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e “Paşam seni görmeye geldik, bu vatan uğruna ölmeye deldik” diyerek cumhuriyetin temelinde onlar vardı.

Seymen, Ankara efesidir, Ankara yiğididir. Ankara halkı Orta Asya Türklerinden bu yana Seymen Alayı denilen bir Türk geleneğini milli vicdanında gizli bir sihir olarak yaşatmıştır. Seymen Alayları milli felaket günlerinde, bir beyliğin ve bir devletin yıkılış sıralarında yeni bir devlet kurmak ve yeni bir başkan seçmek için kurulmuştur. Bu geleneği sadece Ankara sakladığı ve yaşattığı için günümüzde Ankara Seymenleri şeklinde anılmaktadır. Seymenlik Anadolu’daki zeybeklik, yarenlik, efelik gibi kültürel öğelerle benzer olsa da organizasyon yapısı bakımından hepsinden daha kapsamlıdır. Türkler, Anadolu’ya ve zamanla yerleşik yaşama geçtikçe Seymenlerin kervanı ve obaları koruma görevi, şehirlerde düzeni, köylerde ise köyü ve gelini koruma, ona eşlik etme görevine dönüşmüştür.  Seymenliğin değerleri ise Oğuz Türklerinin çeşitli dönemlerde oluşturduğu ve birer kardeşlik örgütlenmesi olan Alperenlik ile Ahilik statülerinde olduğu gibi cömertlik, mertlik ve bilgelik temel ilkelerinden oluşan üçlü bir sacayağı üzerine oturmaktadır. Seymenlik geleneği günümüzde 27 Aralık 1932 tarihinde kurulan Ankara Kulübü bünyesinde yaşatılmakta ve gelecek kuşaklara aktarılmaktadır.

ANITKABİR

anitkabir_10kasim_293332

Mustafa Kemal Atatürk’ün 10 Kasım 1938’deki ölümünden 1953 yılına kadar plan, proje, yarışma ve inşa aşamaları süren anıt mezar, 11 Eylül 1953 tarihinde tamamlanmıştır. Proje için seçilen eski ismiyle Rasattepe tarih öncesi çağlarda da mezar olarak kullanılmakta, bir dönem de burada gözlemevi bulunmaktadır. Anıtkabir inşası için bugünkü adıyla Anıttepe seçildikten sonra bölgede arkeolojik çalışmalar başlamıştır. Buradaki çalışmalarda çıkan eserler de Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir. 1944 yılından başlayarak çeşitli yarışmalar ve projeler sonucunda yapı Türk mimarlar Prof. Dr. Emin Onat ve Doç. Dr. Ahmet Orhan Arda imzasıyla inşa edilmeye başlanmıştır.

Anıtkabir içinde bulunan Barış Parkı dünyanın her yanından getirilen fidanlarla uluslar arası barışı simgelemektedir. İstiklal ve Hürriyet kuleleri ise çeşitli figürlerle kurtuluşu anlatmaktadır. Anıt bloğu içinde bulunan çeşitli heykel grupları da Türk Kurtuluş Savaşı’nın destansı özelliklerine atıfta bulunmaktadır. Anıtkabir içinde üç ana bölüm bulunmaktadır. Bunlardan ilki Barış Parkı, ikincisi Anıt Bloğu, Üçüncüsü de tören alanıdır. Anıt bloğu denilen kısım çeşitli simgesel özellikler taşıyan kuleler, İsmet İnönü lahdi, Mezar Odası, Şeref Holü, Mozole, Anıtkabir Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi gibi bölümlerden oluşmaktadır. Aslanlı Yol ve tören alanı da blok içine dahil edilmektedir.

DİĞER

Kızılay Meydanı

Kizilay-avm-foto

Kızılay Meydanı yalnızca Ankara’nın değil Türkiye’nin en ünlü meydanlarından biridir. Meydan adını daha önce burada bulunan Kızılay Genel Merkezi’nden almaktadır. Bu gün burada bulunmayan yapıya rağmen meydan hala bu isimle anılmaktadır. Tandoğan, Maltepe, Gazi Mustafa Kemal (GMK) Bulvarı, Ziya Gökalp Caddesi, Sıhhiye, Ulus ve Bakanlıklar bölgelerinin ortasında kalan meydan TBMM, Bakanlıklar, Cumhurbaşkanlığı, Anıtkabir gibi önemli devlet merkezlerine yakın mesafededir. Aynı zamanda burada çok sayıda iş merkezi ve çeşitli temsilcilikler de bulunmaktadır.

Gençlik Parkı

06-genclik-parki

Gençlik Parkı, Ankara’nın en ünlü parklarından biridir. Cumhuriyet’in ilk yıllarında 28 hektarlık bir arazi bu park için ayrılmıştır. 1936 yılında yapımına başlanan parkın inşası tam yedi yıl sürmüş ve park 19 Mayıs 1943 tarihinde açılıp halkın hizmetine sunulmuştur.

Kuğulu Park

3120428-kugulu-park-ankara

Ankara’nın en ünlü parklarından bir olan, büyüklüğü, tarihi ve doğasıyla insanı kendisine çeken Kuğulu Park, Tunalı Hilmi Caddesi üzerinde bulunmaktadır. Park adını kuğularından almıştır. Parkın içinde çeşitli heykeller de bulunmaktadır. Bu heykellerden bir tanesi de cumhuriyetin ilk yıllarında ilerici görüşleriyle ünlü olan milletvekili Tunalı Hilmi’ye aittir.

tumblr_murmgf6MzR1rjutzxo1_1280Atakule

13 Ekim 1989 tarihinde açılan Ankara’nın simgelerinden Atakule, ülkemizin ikinci, Ankara’nın ise ilk alışveriş merkezidir. 125 metre uzunluğa sahip olan Atakule, döner restoranı ile meşhur. Günümüzde ilk açıldığı günlerin ihtişamından çok uzakta olan Atakule şu an için tadilatta ve kısa bir süre içinde yeni yüzüyle çok yakın zamanda Ankaralıların hizmetine girecek.

197Kocatepe Camii

Cami bir tarihi eser niteliği taşıyacak kadar eski değildir. Ancak daha yeni olmasına rağmen dikkat çeken bir yapıdır. Aynı zamanda gösterilen işçilik anlamında ve sanatsal açıdan bakıldığına tarihte yer etmiş mimarilerden hiçbir eksik yanı bulunmamaktadır. Cami, Türk Diyanet Vakfı tarafından yaptırılmıştır. Kocatepe Camii Ankara’da yapılacağı kararlaştırıldığı zaman, vakıf bir proje yarışması düzenlemiştir.  En orijinal ve en güzel projeyi tasarlayan kişi ise Mimar Vedat Dalokay seçilmiştir

 

Harikalar-Diyarı-Masal-KahramanlarıHarikalar Diyarı

Harikalar Diyarı Parkı, sadece Ankara’nın ya da Türkiye’nin değil aynı zamanda Avrupa’nın da en büyük parklarından birisi olma özelliğine sahiptir. 2004 yılının ekim ayında ziyaretçiye açılan park bizi çok iyi bildiğimiz bir masalın tam ortasında bırakmaktadır.  Harikalar Diyarı kitabında bulabileceğiniz her karakter parkta sizleri selamlamaktadır. Hem devler hem cüceler hem palyaçolar ve daha pek çok kitap kahramanıyla koskoca alan rengarenk bir ortama dönüşmektedir.

 

KAYNAK:

http://www.ankarakulturturizm.gov.tr

https://www.ankara.bel.tr

https://tr.wikipedia.org

Reklam Alanı

Reklam buraya

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*