Beden Dili ve Sunum

Reklam Alanı

Reklam buraya

Beden Dilinin Tanımı

Beden dili, sözsüz mesajın kapsamı içerisindedir ve sözlü mesajı güçlendirici, anlamı kuvvetlendirici özellikler taşır. El, kol, baş ve vücudun diğer kısımları ile yapılan, sözlü mesajı destekleyici bedensel mesajlara Beden Dili adı verilir. Gündelik yaşantımızda çoğu kez farkında olmadan beden dilini kullanır, olaylara ve durumlara bedensel tepkiler veririz. Duygu ve düşüncelerini sözcüklerle anlatmakta zorluk çekenlerin de sıklıkla beden diline başvurdukları görülmüştür. Beden dili kendimize olan güven ve güvensizliğimizi doğrudan yansıtır. Asık surat, çatık kaş, düşük omuz sıkıntılı olduğumuzu belli ederken gözlerin ışıl ışıl olması, hafif tebessüm ve hareketlilik, mutlu olduğumuzu gösterir. Beden dili kültürden kültüre değişebilir. Yaşlara ve cinsiyetlere göre de farklılık gösterebilir. Hatta aynı kültürel çevrede yetişmiş, benzer eğitimi almış kişiler arasında da farklı özellikler yansıtabilir. İnsanların biyolojik ihtiyaçlarından doğan bedensel hareketlerin çoğu, içgüdüsel beden dilini oluşturur. Korku anında gerilme, hoşnut olunduğunda gülme, yeni doğan bebeğin karnını doyurmak için annesinin göğsüne yönelmesi, korktuğu zaman kafasını geriye atması gibi davranışlar insan genlerinden gelen ortak özelliklerdir. Bununla beraber çevre, kültür ve öğrenme yoluyla beden dilinde birtakım değişiklikler görülür. Sonradan oluşan ve öğrenmeyle elde edilen bu tür davranışlara Kazanılmış Beden Dili adını veriyoruz. Güler yüzlü insanlardan, sizi üzmeyecek olumlu şeylerden söz etmesini beklersiniz. Asık suratlı insanlardan ise olumsuz şeylerden söz etmesi beklentisi içerisinde olursunuz. Asık suratlı birinin güzel ve olumlu sözler söylemesi ne derece inandırıcı olur? Bedenin verdiği mesajlar daha gerçekçidir.

Beden Dili İle İletişim

Yaşantımızın ayrılmaz parçası olan iletişim; duygu, düşünce ya da bilgilerin çeşitli yollarla başkalarına yansıtılmasıdır. İletişimin en anlamlı ve tesirli olanı, beden dili ile verilendir. Yeri geldiğinde bir bakış, hafiften dokunuş ya da araya konulan mesafe çok şey ifade eder. Bedensel mesajların hangi anlamlara geldiğini bilmek, insanlarla kurulacak iletişimde çok büyük yarar sağlar. Beden dilini bilmekle karşındakinin duygu ve düşüncelerini kolayca anlayabilir ve iletişimin seyrini yönlendirebilir sin. Beden dilini bilmenin ve bilinçli olarak kullanmanın çok sayıda yararı vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:

  • Kendimizi kolayca ifade edebiliriz.
  • Kendimize olan güvenimiz artar.
  • Konuşmamız bütünlük kazanır ve etkili sonuçlar verir.
  • Karşımızdaki kişinin iç dünyasını anlayabiliriz.
  • İnsanların duygularını anlayarak onlara yardımcı olabilme fırsatını elde ederiz.

beden-dili-1

Yaş, Cinsiyet ve Kültürler Arası Farklar

A. Yaş

İnsan hayatında çocukluk, beden dilinin çok fazla kullanıldığı dönemdir. Çocuklar kendilerini ifade etmek için sık sık bedensel mesajlara başvurur. Bir olayı anlatırken o olayı tekrar yaşıyormuş gibi heyecanlanır, korkar ya da mutluluk belirtisi gösterirler. Bu tür temel tepkiler bebeklikten itibaren görülür. Yüz ifadelerinden, yaşadıkları duyguyu anlamak mümkündür. Bebekler korku anında hemen ağlar, hoşnut olduklarında gülerler. İlgi gösterildiğinde utanır, şımarır, bakışlarını ve kafasını gülerek yana kaçırır, saklarlar. Bazen gülme ve ağlamayı aynı anda yaptıklarına bile tanık oluruz. Esas olarak çocuk yaşlarda görülen bedensel tepkileri “içgüdüsel beden dili” olarak değerlendirmek mümkündür. Yaş ilerledikçe bedensel mesajlar azalır, yerini sözel ifadelere bırakır.

B.Cinsiyet

Erkek ve bayanların biyolojik özelliklerinden kaynaklanan davranış farklılıkları bulunmaktadır. Cinsiyetler arasındaki bedensel ve fiziksel farklılıklar, kendilerine özgü hareketleri oluşturur. Saçları okşama ve geriye doğru atma, kolları beden dolama hareketi daha çok bayanlara uygun; elleri cebe sokma ya da beline yaslama erkeklere özgü hareketlerdir. Elbise giyerken erkeklerin ilk önce sağ kolunu, bayanların ise sol kolunu kullandıkları belirlenmiştir. Yalan söylerken erkekler gözlerini aşağıya doğru kaçırırken bayanlar daha çok yukarı bakmayı tercih ederler. Yine yalan söylerken erkeklerde eller gözlere, bayanlarda buruna yönelir. Bayanlar saçlarıyla erkekler ise kravat, ceket kolu, kalem gibi aksesuarlarla çok sık oynarlar. (Bayanların saçını düzeltmesi veya arkaya atması “ilgiye” ihtiyacı olduğunun 16 belirtisidir.) Bayanların başlarını yana eğik durumda tutup bakmaları duygusal bir ortam yaşadıklarını gösterir. Liseli kızların kitaplarını göğüs hizasında kavrayarak tutmaları, erkeklerde göremeyeceğimiz bir davranıştır. Bayanlar, çevreyi kısa süreli bakışlarla algılarken erkeklerin bakış süresi daha uzundur. Erkeklerle bayanların oturuş biçimlerinde de önemli farklılıklar görülür.

C. Kültürler Arası Farklar

Toplumların yaşam tarzı, alışkanlıkları, inanç ve iklimlerinde görülen farklılıklar beden dillerine de yansır. Kültürler arasında temel duyguları yansıtan çok sayıda benzer bedensel mesajlar vardır. Dünyanın herhangi bir ülkesinde kızgın bir insanı ya da mutlu bir kişiyi davranışlarından anlamak mümkündür. Farklılık onların kızgınlığı ya da mutluluğu gösterme şeklinden doğar. “Evet” anlamına gelen “başın yukarıdan aşağıya sallanması” tüm dünyada aynıdır. “Hayır” işareti de “ başın iki yana sallanması” şeklindedir. Sadece Türkiye, Yunanistan, Suriye ve İtalyanın Sicilya bölgesinde “başın geriye doğru atılması” yoluyla “hayır” mesajının verildiği görülür. İşaret parmağı ile orta parmağın çatal olarak gösterildiği hareket hemen hemen tüm dünyada zafer işareti olarak kullanılır. Başparmağın yukarı kaldırılarak gösterildiği işaret başarmak ve zafer anlamına gelir. Bu hareket İran ve Nijerya’da küfür olarak algılanır. Kültürden kültüre değişen beden dili, öğrenmeyle oluşur ve kazanılmış beden dillerinin içinde değerlendirilir. Avrupa ve Amerika’da bir şeyi göstermek için işaret parmağı kullanılırken bu tür hareket Endonezya’da görgüsüzlük, bizde ise küçümseme belirtisi olarak düşünülür. Yine Endonezya’da çocukların başını okşamak pek hoş karşılanmaz. Çocukların geri zekalı olacağına inanılır.

Eğilerek selam verme Uzak doğu ülkelerine ait bir davranıştır. Bacak bacak üstüne atma Avrupa ve Amerika’da gayet normal davranışken, bizde yaş ya da statü olarak büyük olanların yanında saygısızlık olarak düşünülür. Çağırma, selamlaşma ve vedalaşma şekilleri de kültürden kültüre değişiklik gösterir. Kişinin kendi halindeyken gülmesi bazı ülkelerde normal, ülkemizde ise tuhaf karşılanır. Parayı anlatmak istediğimizde başparmak ve işaret parmağını birbirine sürteriz. Paranın bu şekilde tarif edilmesi sadece ülkemize aittir. Pakistan’da otururken ayak tabanının görünmesi kabalık olarak kabul edilir. Erkeklerin el ele tutuşarak yürümesi normal karşılanır. İspanya’da sağ el ile sol kolun dirseğine vurmak “Sen cimrisin.” mesajını verir. İngilizler beden dilini en az kullanan millettir. İklimin beden dilini kullanmada büyük tesiri olduğu tespit edilmiştir. Soğuk ülkelerde, özellikle Kuzey Avrupa toplumlarında insanlar konuşurken az hareket ederler. Güney Avrupa, Akdeniz ülkeleri, Türkiye ve Arap ülkelerinde ise insanlar beden dilini çok fazla kullanırlar.

Ülkemizde bölgeler arasında, bazı bedensel mesaj farklılıkları olduğunu bilmekteyiz. Kırsal alanlarda yaşayanlarla şehirlerde yaşayanlar arasında da önemli sayılabilecek farklılıklar görmek mümkündür. Tüm dünyada ortak medya ürünleri (televizyon yayıncılığı, sinema filmleri) olması, zamanla beden dillerinin birbirine benzemesine yol açmaktadır. Turizm hareketleri ve göçler beden dili benzemelerinin diğer nedenleridir.

elller

4.Mimik

 Beden dilini incelerken vücudu iki bölümde ele alıyoruz. Yüz kısmında; alın, kaş, göz, ağız ve dudakla verilen mesajlara mimik; baş, el-kol, parmaklar, ayak ya da vücudun tümünün kullanımı ile verilen mesajlara jest adını veriyoruz. Jest ve mimikler bazen bilerek bazen kendiliğinden, bazen de istenmedik hareketler olarak ortaya çıkar. Ancak hepsinde bilinçaltı bir neden ve amaç vardır. Mimiklerimizle bir diğer deyişle yüz ifadesiyle verilen mesaj, vücudun diğer kısmının verdiği mesajdan daha etkili ve anlamlıdır. Yüz ifadeleri altı temel duyguyu yansıtma özelliğine sahiptir: Mutluluk, korku, kızgınlık, şaşkınlık, üzüntü ve tiksinti.

A. Alın ve Kaşlar

Yüzün alın kısmının kırıştırılması, diğer yüz özellikleri ile birlikte okunduğunda şaşkınlık, gerilim, endişe veya derin düşünce anlamlarını verir. Şaşkınlık, korku ya da bir şeyin farkına varma gibi durumlarda kaşları yukarı kaldırır; endişe, kızgınlık anında ise aşağı indiririz. İçe dönük insanların kaşları, yalnız yürürken hep çatık haldedir.

B.Gözler

Yüz ifadeleri içerisinde gözlerin çok önemli bir yeri vardır. Yüzün ifade edeceği tüm mimiklerin hemen hepsi, gözler tarafından desteklenir. Gözler, kişinin yaşadığı çoğu duyguyu yansıtır. Gözlerle bir iletişimi başlatabilir ya da bir iletişimi sonlandırabilirsiniz. Biriyle konuşurken onun bizi dinleyip dinlemediğini, ilgisini ve içtenliğini gözlerine bakarak anlamamız mümkündür. Başka yöne bakan kişiyle iletişim kurmak zordur. Konuşurken sürekli gözümüze bakan biri de rahatsızlık verir. 19 Bir konuşma ortamında bakışların başka yöne çevrilmesi, konuşmacının önemsenmediği anlamına gelir. Etkili iletişim kurabilmek için, karşımızdakinin gözlerine bakmamız ve bakışlarımızı yüzünün diğer kısımlarında gezdirmemiz oldukça etkili sonuçlar verir. Kişinin göz bebeklerinin büyümüş olması sizi dikkat ve ilgiyle dinlediğini gösterir. Heyecan ve dikkatin artmış olması, göz bebeklerinin büyümesine neden olur.

C. Ağız ve Dudaklar

Ağız ve dudaklar, alacağı şekle göre birçok anlam taşıyabilir. Sağa aşağı kıvrılmış bir dudak önemsememe, alay anlamına gelirken sola üste açılmış ve dişlerin hafif göründüğü dudak, kızgınlık belirtisidir. Dudakların sıkıldığı ve dişlerin kenetlendiği durum, pişmanlık duyulduğunu ifade eder. Bir olay karşısında şaşkınlık yaşandığında gözlerle beraber ağız da açılır, alt çene düşer. Dolgun dudaklar insanları duyarlı, sıcak ve duygusal gösterir. Bayanların rujlarını dudak dışına taşırmaları bu nedene bağlıdır. Dudaklar, sinirlenince ısırılır; endişe anında yalanır. Erkeklerde sakal, bayanlarda ise estetikli olma hali yüz ifadesinin okunmasını zorlaştıran durumlardır. “Yüz ifadeniz canlı olsun, sıcak ve dostça tebessüm edin. Yüzünüz çevrenize olan ilginizi yansıtsın. Donuk ve ifadesiz gözükmekten kaçının” gibi tavsiyeler iletişimde başarılı olmanız içindir.

beden_dili_bas_hareketleri

5.JEST

Baş, el, kol, ayak ve bedenin duruşu ile verilen mesajlar jest olarak tanımlanır. İrade dışı yapılan hareketlerin kişinin saklamak istemesine rağmen duygularını yansıttığını biliriz. Titreyen, sıkılmış bir yumruk, gergin bir duruş ne kadar kontrol edilirse edilsin, yoğun bir gerilimin dışa yansımasıdır. Jestlerin verdiği mesajları incelerken kişinin her zaman benzer durumlarda aynı jestleri göstermediklerini unutmamak gerekir.

5.1. Baş Hareketleri

Beynimiz sağ ve sol olarak iki bölümde incelenir. Sağ taraf hayal gücü, sezgi ve vizyon merkezi; sol tarafsa mantıksal düşünce merkezi olarak kabul edilir. Baş ile yapılan hareketler çoğunlukla mimikleri destekler ve onlara bütünlük kazandırır. Başımızla yaptığımız hareketlerin en bilineni, onaylama ve reddetmedir. Başın öne doğru birkaç kez hafifçe sallanması, onaylama anlamına gelir. Başın sağa sola sallanması veya geri atılıp kaşı kaldırma eylemi reddetme olarak kabul görür. Karşınızdaki insana bir şey anlatırken dinleyicinin başı sağa ya da sola eğim yapmış bir açıyla sizi izliyorsa söylediklerinizi ilgiyle dinliyordur. Başı aşağıya eğilmiş ve alttan bir bakışla bakıyorsa sizden etkilenmemiştir, hatta sizden farklı düşünüyordur. Başını yukarı kaldırarak bakan kişilerin üstünlük duygusu ya da saldırganlık duygusu içinde oldukları, başı aşağıya eğik bakanların uysal, kabullenici oldukları düşünülebilir. İşaret parmağın başın yan tarafına getirilip, diğer parmakların kapalı olduğu el duruşu, ilgiyle izleme işaretidir. İnsan kendisine yakın bulduğu kişilere başıyla hafif yakınlaşır, uzak bulduğu kişilerden başıyla uzaklaşır. Bu küçük hareket gerçek duyguları yansıtmak açısından çok önemli ipucu sayılır. Biriyle konuşurken başınızı dik tutun ve aşağı yukarı hareket ettirerek onu dinlediğinizi ve anladığınızı hissettirin. Söylenenleri kabul edip etmemeniz önemli değildir, sizinle konuşana “Anlaşıldım.” duygusunu yaşatmanız güzel bir duygudur.

5.2. Eller ve Parmaklar

Eller, insanın kendini ifade etmesinde etkisi en çok olan organıdır. İnsan beyninin düşünüp hayal ettiğini gösteren organ eller. Konuşmanın tarzını, ritmini, ahengini ellerle belirleriz. Bazen anlatmak istenileni tek bir el hareketi ile gerçekleştirdiğimiz olur. Ellerin konuşma sırasında temel görevi, konuşmanın en önemli noktalarını vurgulamaktır. Ellerin açılması, kişinin dünyayla ilişki kurmak için harekete hazır olduğunu, kapanması da bu konudaki isteksizliğini gösterir. Bir topluluk karşısında ayakta konuşma yaparken kolları göğüs kısmında kavuşturur ve geriye doğru yürürsek dinleyicilerde konuya karşı ilgisizlik oluşur. Kolları ve elleri açık tutup topluluğa doğru ilerleme hareketi topluluğu canlandırır ve konuya karşı istek yaratır. Ellerle hiçbir jest yapmadan konuşan kişi, donuk bir görüntü yaratır ve duygu, düşüncelerini aktarmakta başarılı olamaz. Çenenin, iki elin avuçları ile tutulması, derin düşünce halini, bazen de pişmanlık sonrası duyulan suçluluk hissini yansıtır. Kapanma duygusu, başkalarına tepki verme, kabul etmeme, tedirginlik, mutsuzluk, savunmaya geçme gibi anlamlar içerir. Kapanma duruşu “tam kapanma” ve “yarı kapanma” şeklindedir. Yarı kapanmada eller ve ayaklar tam birleşmez. Kollardan biri serbest iken, diğer kol serbest kolu tutarak engel oluşturur. Tam kapanmada ise eller birbirini sarar, ayaklar bilekten birbirine kilitlenir. Bu durumdaki kişilerin ikna olması pek mümkün değildir.

Vücudun ön kısmında, bir elin diğer eli bilekten kavraması saygı ve çekinme anlamına gelir. Bu hareket vücudun arkasında gerçekleşirse üstünlük ya da konuya hakimiyet anlamını taşır. Ayakta yapılan görüşmelerde kişiler, ellerini sağ cebine sokuyorsa iş dünyasında, sol cebine sokuyorsa duygu dünyasında sıkıntı yaşadıklarını yansıtırlar. Başparmak kullanımı, üstünlük göstergesi olarak kabul edilir. Ellerin diğer tüm parmakları cebe girecek ve başparmağı dışarıda kalacak şekilde duran bir kimse üstünlük ve serinkanlılık mesajı verir.

68310

SUNUŞ TEKNİKLERİ

Beş tür sunum tanımlayabiliriz; satış sunumu, biçimsel(formal) sunum, eğitimsel sunum, motive edici sunum ve gerçeklere dayanan sunum.

  •  Satış Sunumu, içeriği satış ve pazarlama olan her tür sunumdur. Kavram, ürün, hizmet veya bir teklifin, hatta kişinin kabulünü ve tanıtımını sağlamak için yapılır.
  •  Biçimsel (formal) Sunum, daha biçimsel bir düzenleme içinde yapılır. Yemek davetlerinde, kabullerde, düğünlerde, tebriklerde, emeklilik törenlerinde olduğu gibi.
  •  Eğitim Amaçlı Sunum, amacın öğretmek olduğu sunumlar dır. Özel beceri geliştirme amaçlı dersler ve eğitim programları bu türdendir.
  • Motive Etme Amaçlı Sunum, dinleyicinizi sizin söylediğiniz her şeyi kabullenmeleri yolunda onları motive etme ve mümkünse davranış tarzlarını değiştirme amacı güden, abartılmış sunumlar dır. Toplumu harekete geçiren, propaganda amaçlı, motive edici konuşmaların yer aldığı, dönem sonu satış toplantıları, dini vaazlar, tanıtım filmleri bu tür sunumlar dır.
  • Gerçeklere Dayanan Sunum, toplantılar sırasında, sizden yalnızca yaşanmış olayları aktarmamızın istendiği, herhangi bir kişisel düşüncenin ortaya konulmadığı sunumlar dır.

 Sunuşu Planlamak

Planlama etkili sunuşun anahtarıdır, sunuşun içeriğinin ortaya çıkmasına ve gerçek konuşmanın gelişmesine bir temel oluşturur, çok yönlüdür. En azından şu noktaların belirlenmesini kapsar:

  • Sunuşun amacı
  • Konuşmacının ya da konuşmacıların hedefleri
  • Dinleyicilerin rolü ve ihtiyaçları
  • Lojistik: Ne zaman? Nerede? Kim?
  • Donanım ve materyaller
  • Maliyetler
  • Sunuşa yaklaşım

Sunuşun içeriği Sunuşun etkili planlanması konuşmacıya şu konularda yardımcı olur:

  •  Hedeflerin saptanması ve koordine edilmesi
  •  Olası en iyi içeriğin ortaya konması
  •  İçeriğin aktarılmasında esneklik gösterilmesi,
  •  Sunuş öncesinde, sunuş sırasında ve sunuş sonrasındaki ihtiyaçların karşılanması
  •  Etkili biçimde bilgilendirme
  •  Sunuşun yönetilmesi
  •  Sunuştan kaynaklanan değişikliklerle başa çıkılması

Dinleyicilerin / Katılımcıların

Tanımı Sunum iletişime yönelik bir forumdur. İletişim süreci ise verici ile alıcı (konuşmacı ve dinleyici) arasındaki iki yönlü bir karşılıklı etkileşimdir. Bir sunuş sırasında konuşmacı ve dinleyici hem bilgi verici hem de bilgi alıcı olarak işlev görür. Dinleyicinin rolü pasif değildir. Sözlü ya da sözsüz olarak dinleyici sunuma etki eder. Bu nedenle bir sunum hazırlığı yapılırken, katılımcı listesini hazırlanacak ise katılımcıların toplantı konusu için doğru kişiler olduklarını denetleyiniz. Sunumun amacını, türünü gözden geçiriniz. Dinleyicilerin genelde hangi özelliklere sahip olduğunu, ilgileri ve konu hakkındaki bilgi düzeylerini bilmek çok önemlidir.

 Her grupta çok değişik bireylerin olmasına karşın, dinleyicimizin genel özelliklerini inceleyerek mesajınızı en iyi sunma yolunu belirleyebilirsiniz. Derste, konu hakkında bilgisi olan öğretmen ve arkadaşlarınıza ödevinizi sunarken ya da bir kulüp toplantısında görüşlerinizi aktarırken farklı yöntemler kullanmanız gerekebilir.Dinleyiciler sunacağınız konu hakkında fazla bilgi sahibi değillerse, sunumumuzun amacını özetlemeye daha fazla zaman ayırmalısınız. Dinleyici sayısı az olduğu zaman, sunumunuz tartışmaya daha ağırlık verilen resmiyetten uzak bir sunum haline gelebilir. Küçük gruplarda ifadelerinizi düzeltmek ve değiştirmek için birçok olanağa sahip olursunuz.  Dinleyici sayısı arttıkça iletişiminiz tek yönlü ve daha resmi olur. Daha kalabalık gruplara yapılan sunumların kolay anlaşılır olması gerekir. Sunumu gerçekleştirecek kişi dinleyicileri analiz edebilmek için şu soruları sormalıdır:

  •  Neden oradalar?
  •  Ne bekliyorlar?
  •  Ne istiyorlar ya da neye gereksinimleri var?
  •  Bilgi düzeyleri nedir?
  •  Size ve görüşlerinize yaklaşımları nasıl olabilir?
  •  Size yakınlık ya da karşıtlık duymalarını etkileyecek bir deneyimleri olmuş mudur?
  •  Dinleyici grubunu oluşturacak insanlar hakkında ne biliyorum?
  •  Bu insanlar hakkında nasıl daha çok şey öğrenebilirim?
  •  Bu bilgileri sunuşun etkili olma olasılığını artırmak için nasıl kullanabilirim?

Dinleyiciyi analiz etmede yardımcı olacak bilgiler şunları içerir:

  •  Gelecek insan sayısı
  •  Geleceklerin isimleri, konumları
  •  Temsil edilen bölümler
  •  Bölüm yöneticilerinin sayısı
  •  Yardımcı personel sayısı
  •  Geleceklerin cinsiyeti, yaş ortalaması, kıdem durumu
  •  Karar alma gücüne sahip insan sayısı
  •  Sunuşun konusuna çok ilgi duyan ve çok az ilgi duyan insan sayısı

Kullanılacak Görsel ve İşitsel Araçlar Görsel araçlar fikirleri güçlendirir, berraklaştırır ve açıklığa kavuşturur. Öğrenmeyi kolaylaştırır, zamandan tasarruf sağlar, insanların dikkatini canlı tutar. Bunlara ek olarak, görsel araçlar dinleyicilerin konu üzerinde yoğunlaşmasına, rahatlamasına ve bilgiyi akılda tutmasına yardımcı olur. Görsel araçların okunaklı ve yüksek kaliteli olmalarını sağlamak konuşmacının sorumluluğundadır. Oturma düzeni konuşmacının ve görsel araçların dinleyicilerce kolaylıkla görülebileceği ve duyulabileceği şekilde, aydınlatma görsel araçların görülmesini zorlaştırmayacak uygunlukta olmalıdır.

  • Projeksiyonlar
  • Slaytlar
  • Filmler
  • Videoteypler
  • Yazı Tahtaları
  • Yazı Levhası
  • Grafikler
  • Telekonferans ve Videokonferans (İşitsel ve Görsel)

Sunuma Yardımcı Araçları Kullanırken Dikkat Edilecek Hususlar

En iyi sunum araçları bile, uygun bir biçimde kullanıldıklarında, sunuma zarar verebilirler. Bu araçlar sunumu desteklemeli sunumun kendisi olmamalıdır.

  •  Her şeyi önceden kontrol edin.
  •  Dikkati denetlemek için gereçleri tam zamanında kullanın
  •  Görsel gereçlere yönelerek değil dinleyici ile konuşun
  •  Görsel gereci kullanırken daha sesli konuşun
  •  Görüşü engellemeyin, her yerden rahatça izlenebilsin
  •  Bitirdiğinizde bu yardımcı gereçleri ortadan kaldırın

sunus_araclari

Sunuş Mekanının Kontrolü

İster bir konferans salonunda kalabalık bir dinleyici topluluğuna, ister meslektaşlarınızdan oluşan küçük bir gruba konuşacak olun, sunuş yapacağınız mekanı önceden incelemeniz gerekir. Konuşmalar genelde, birkaç biçimde gerçekleştirilir:

  • İş yerinde düzenlenen yuvarlak masa toplantıları; yönetim kurulu toplantısı, pazarlama toplantısı, bölüm toplantıları gibi. Bunlar resmi ya da gayri resmi niteliktedir.
  • Sizin iş yerinizde ya da başka iş yerlerinde düzenlenen müşteri toplantıları; genelde bu toplantılara en fazla on iki kişi katılır.
  •  Otellerde düzenlenen bölge toplantıları; 20 ya da daha fazla kişinin katıldığı pazarlama toplantıları gibi. 150’den fazla katılımcının bulunduğu, otellerde ya da konferans merkezlerinde düzenlenen konferanslar.

 SUNUŞU HAZIRLAMAK

  •  Sunuş analizini yapma
  •  Veri toplama
  •  Verilerin düzenlemesini yapma
  •  Sunuşun planını çıkarma
  •  Metni yazma
  •  Görsel yardımcıları kararlaştırma
  •  Metni konuşmaya dökme
  •  Sunuşu prova etme
  •  Sunuşu yapma

KAYNAKÇA: http://www.megep.meb.gov.tr/mte_program_modul/moduller_pdf/Beden%20Dili.pdf

Reklam Alanı

Reklam buraya

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*