BASKETBOL

Reklam Alanı

Reklam buraya

Basketbol, elle idare edilen bir topla oynanan popüler bir takım oyunu ve spor dalı. Profesyonel basketbolda beşer kişilik iki takım, yerden yüksekliği 3,05 metre olan ve pota adı verilen, yere paralel konumdaki bir çemberden topu geçirerek, rakibinden daha fazla sayı yapmak suretiyle, onar dakikalık dört periyottan oluşan maçı kazanmaya çalışır.

03-03-2013-12-56-32Basketbolun_Tarihcesi-500x372

TARİHÇESİ

Basketbol, ABD’nin Massachusetts eyaletinde, Springfield Genç Hristiyan Erkekler Birliği (YMCA) Eğitim Okulunda beden eğitimi öğretmeni olan Kanadalı Dr. James Naismith tarafından 1891’de icat edilmiştir. Atlet ve beyzbolculara kış antrenmanı yaptırmak amacıyla geliştirilen bu oyunda amaç, tahtadan yapılmış altı kapalı şeftali sepetlerine futbol topunun sokulmasıydı. Sepet yaklaşık 3 metre yükseklikte duvara monte ediliyordu ve her sayıdan sonra top sepetten elle çıkarılıyordu. Zamanla sepetin altı çıkarıldı ve sayı olan ancak sepete takılan toplar bir değnekle itilerek çıkarılmaya başlandı.

Güney Amerika’da yerleşik Mayas Kabilesi ile ilgili günümüze gelen kalıntılardan edinilen bilgilere göre, bu sportif kabilede basketbol biraz daha farklı tarzda veya daha çok fiziki güce dayalı oynandığı söylenebilir. Bugünkü Basketbol oyun alanının en az 5 misli büyüklükte bir sahada mermerden yapılmış duvarlar üzerine yerden yaklaşık 4 metre yüksekliğe yere paralel değil, dik olarak sabitlenmiş ve yarım metre çapındaki çemberlerle oynanan ”Tlahiotenieé” oyunu bugünkü basketbol sporundan daha zor şartları içinde barındırıyormuş. James Naismith’in basketbolu Tlahiotenieé oyundan esinlenerek yaptığı düşünülür.

Basketbol ilk olarak 7 kişilik iki takım arasında 20’şer dakikalık üç devre üzerinden oynanmıştır. Dr. Naismitih bu oyuna “sepet topu” anlamına gelen “Basket Ball” adını verdi.

Basketbolun ünü, bulunmasından kısa bir süre sonra ortaya çıktığı okulu aşarak bütün okullara, üniversitelere ve hatta semtlerde bulunan jimnastik salonlarına kadar yayılmıştır. Gençlerde bu spora karşı uyanan istek ve heyecanda kulüpleri basketbol şubeleri açıp takımlar kurmaya zorlamış ve böylece basketbol, Amerika’nın en popüler ulusal oyunu haline gelmiştir.

Basketbolun Avrupa’daki ilk denemesi, 1893 yılında Paris’in Trevise sokağındaki eski bir jimnastik salonunda yapılmıştır. Daha sonraları, özellikle I. Dünya Savaşı sırasında, basketbolun Avrupa’da yayılmasında Amerikalı askerlerin büyük etkisi olmuştur. Hızla gelişme gösteren basketbol böylece Avrupa’da en gözde sporlar arasında yerini almıştır. Amerika, 1897 yılında erkeklerde, ardından 1900 yılında kadınlar arasında ilk milli basketbol şampiyonalarını düzenleyerek, bu sporu ülke çapında popüler hale getirmiştir. Amerikalılar millî spor olarak benimsedikleri basketbolu, 1904 Yaz Olimpiyatları’nda kulüp takımları arasında maçlar düzenleyerek, Olimpiyat Oyunları’na katılan tüm ülkelere tanıtmışlardır. 1905 yılında dünyanın en büyük spor salonlarından Madison Square Garden, kapılarını basketbola açmıştır.

Uzakdoğu’da da 1913 yılından itibaren karşılaşmalar yapılmaya başlanmıştır. Böylece bu oyun birkaç yıl içinde Kanada, Fransa, Birleşik Krallık, Avustralya, Çin ve Hindistan başta olmak üzere, tüm dünya ülkelerine hızla yayılmış, özellikle büyük kentlerdeki geniş spor alanlarında yapılan üniversiteler arası karşılaşmalar, basketbolun seyirlik spor olarak yayılmasında önemli katkılar sağlamıştır. Uluslararası Amatör Basketbol Federasyonu, uluslararası karşılaşmaları yönetmek amacıyla, 20 Haziran 1932’de İsviçre’nin Cenevreşehrinde İsviçre, Yunanistan, İtalya, Portekiz, Arjantin, Romanya ve Çekoslovakya basketbol federasyonlarının işbirliği ile oluşturulmuştur. FIBA her dört yılda bir, Olimpiyat Oyunları’nın düzenlendiği şehirde toplanarak, basketbolu daha çekici hale getirmek için gerekli kural değişikliklerini yapmaktadır.

Avrupa Basketbol Şampiyonası, 1935 yılında başlamış olup, 2 yılda bir düzenlenmektedir. Amatör bir spor dalı olarak basketbol, ilk kez 1936’da Berlin’de düzenlenen Olimpiyat Oyunları’na dahil edilmiştir. 1951 yılında başlayan Erkekler Dünya Şampiyonası’nı 1953’te Kadınlar Dünya Şampiyonası izlemiş, Olimpiyat Oyunları’na basketbol dalında kadınlar ilk kez 1976’da katılmışlardır. Avrupa Ligi ise 1995-96 sezonunda başlamıştır.

GE-Lighting-Ulker-Arena-31

OYNANDIĞI ALAN/SAHA ÖLÇÜLERİ

Basketbol genellikle kapalı salonda oynanır. Dikdörtgen biçimindeki basketbol alanının tabanı sert tahtadan yapılır. Alanın boyutları değişiklik göstermekle birlikte, FIBAstandartlarına göre 28 m x 15 m’dir. Oyun alanı bir orta çizgiyle ikiye ayrılır. Bu çizginin tam ortasında, orta yuvarlak denen bir daire çizilidir. Basketbol alanının karşılıklı olarak kısa kenar çizgilerinde birer pota bulunur. Pota, kenar çizgisinden 1,2 metre içeridedir ve 1,8 m x 1,2 m boyutlarındadır ve çoğunlukla panyalarda cam beyazı plastik kullanılır. Potaüzerinde, yerden 3,05 metre yükseklikte bir sepet bulunur. Sepet, 45 cm çapında demir bir çember ile buna asılı, alt kısmı açık, beyaz bir fileden oluşur. Basketbol elle oynanır ve atılan top yukarıdan çembere girip fileden geçerek aşağıya düşünce sayı olur.

Basketbol topunun boyutları da düzenlenmiştir. Erkekler için basketbol topunun resmî boyutları 74.93 cm. (çevresi (29.5 inç)) (Ayrıca buna 7 boyutunda ya da “295 top” adı da verilmiştir.) ve ağırlığı ise 22 oz (623.69 gram) ağırlığındadır. Kadınlar basketbolu için basketbol topunun çevresi 72.39 cm. (28.5 inç) olup ağırlığı ise 20 oz (567 gram)’dur (Ayrıca buna 6 boyutunda ya da “285 top” adı da verilmiştir.). 3×3 olarak bilinen sokak basketbolunda ise boyutları 6 olan fakat ağırlığı 7 boyutundaki topun ağırlığı ile aynı olan özel yapım bir top kullanılır. Sokak basketbolundaki bu özel top erkek, kadın ve karma tüm basketbol oyunlarında kullanılır.

Alanın boyutları değişiklik göstermekle birlikte, ideal boyutlar 28 m x 15 m’dir. Oyun alanı bir orta çizgiyle ikiye ayrılır. Bu çizginin tam ortasında, orta yuvarlak denen bir daire çizilidir. Basketbol alanının karşılıklı olarak kısa kenar çizgilerinde birer pota bulunur. Pota, kenar çizgisinden 1,2 metre içeridedir ve 1,8 m x 1,2 m boyutlarında bir sac levhadır . Pota üzerinde, yerden 3,05 metre yükseklikte bir sepet vardır. Sepet, 45 cm çapında demir bir çember ile buna asılı, alt kısmı açık, beyaz bir fileden oluşur. Basketbol elle oynanır ve atılan top yukarıdan çembere girip fileden geçerek aşağıya düşünce sayı olur. Basketbol topunun çevresi yaklaşık 75–78 cm, ağırlığı 600-650 gram kadardır.

835245_detay

KURALLARI

  • Basketbol müsabakaları üç hakem tarafından yönetilir. Misafir takım sahayı seçme hakkına sahiptir. 2. devreden sonra saha değişimi yapılır. Oyun, orta saha çizgisinde her takımdan birer oyuncu arasında yapılan hava atışı ile başlar. Hava atışına çıkan oyuncular, topu tek elleri ile takım arkadaşlarına kazandırma hedefini taşır.
  • Oyun, 10’ar dakikalık dört periyottan oluşur. Beraberlik durumunda uzatma periyodu oynanır. Her takım ilk üç periyotta ve uzatma periyodunda 1’er dakikalık bir, dördüncü periyotta iki mola hakkına sahiptir. İkinci ile üçüncü periyot arasında 15 dakikalık devre arası verilir. Diğer periyotlar arası 2 dakika ara verilir.
  • Hücum eden takım, kendi sahasını 8 saniye içinde terk etmek, 24 saniye içinde de hücumunu tamamlamak zorundadır, aksi halde top kullanma hakkı rakip takıma geçer.
  • Oyuncu topla birlikte, top sürme, pas atma, şut atma aktivitelerini yapma hakkına sahiptir. Bir oyuncu top sürerken, topu eline alarak durdurursa, tekrar top sürme şansına sahip değildir; topu istediği yöne ve kişiye pas ya da şut atmak zorundadır.
  • Her takım 5 kişiden oluşur ve takımların sınırsız oyuncu değişikliği hakkı vardır. Eğer faul hakkını doldurmamışsa, her çıkan oyuncu tekrar oyuna dahil olabilir. Bir takımdaki beş oyuncudan biri ortada, ikisi savunma ve ikiside hücum oyuncusudur.
  • Oyunu bir baş hakem ve iki yardımcı hakem olmak üzere üç hakem yönetir.
  • Eğer bir oyuncu beş faulle oyun dışında kalırsa, tekrar o maç için oyuna dahil olamaz. Her oyuncunun bireysel olarak yaptığı faul sayısının toplamı, takım faullerini de belirler. Bir periyotta toplamda dört takım faulüne ulaşan takımın daha sonra yaptığı her faul, karşı takıma serbest atış kullanma hakkı kazandırır.
  • Hakem tarafından durdurulmadıkça, top potadan veya çemberden dönerse oyun devam eder. Ayrıca, oyuncu sahayı belirleyen çizgilerin dışına temas etmedikçe, top oyun çizgilerinin dışına değmeden havadan saha çizgisinin dışına çıksa dahi, oyuncu topu içeri çevirebilirse de oyun devam eder.
  • Her sayı atışından sonra veya hakemin düdüğü çalmasının ardından, oyun ve oyun zamanı durur. Sayı yiyen takımın pota gerisindeki çizgi arkasından topu oyuna sokması ile hem zaman hem de oyun tekrar başlar. Oyun içindeki diğer durumlara göre, hakemin gösterdiği yerlerden, top oyuna sokulur.
  • Üç sayı çizgisi içinden yapılan her başarılı atış iki sayı, üç sayı çizgisi gerisinden yapılan her başarılı atış üç sayı olarak değerlendirilir. Faullerden veya kural ihlallerinden dolayı kazanılan başarılı serbest atışlar bir sayı olarak değerlendirilir.
  • Oyuncular iki durumda cezalandırılır:
  1. Bireysel kural ihlalleri,
  2. Faul yapılan durumlar.

Kural ihlali veya hatası top kullanma hakkını karşı takıma verir. Yapılan bireysel fauller ise oyuncunun faul cezası almasını sağladığı gibi faulün yapıldığı yer göz önünde bulundurularak, rakip topu yandan oyuna sokar ya da serbest atış yapma hakkı kazanır.

  • Serbest atış hakkı adedi, faulün yapıldığı zaman, yer ve çeşidine göre değişir. İki sayılık şut atışı sırasında faul yapılmış ve atış sayı olmamışsa atışı yapan takıma iki serbest atış hakkı verilir. Üç sayılık şut atışı sırasında faul yapılmış ve atış sayı olmamışsa atışı yapan takıma üç serbest atış hakkı verilir. Eğer atış sayı olmuşsa, bir serbest atış hakkı verilir. Bir takım, bir devredeki “takım faul” sınırını geçmiş ve atış sahası dışında faul yapmışsa, faul yapılan oyuncuya iki serbest atış hakkı verilir. Teknik faullerde iki serbest atış hakkı verilir. Faul eğer sert bir müdahale ile gerçekleşmişse hakem oyuncuyu oyundan atma cezası verebilir.

TÜRKİYE’DE BASKETBOL

91dd30e2c3e70cf3c5c2c6aab22b4237_1296930376

TARİHÇESİ

Türkiye’de basketbol ilk olarak Robert Koleji‘nin spor salonunda Amerikalı bir öğretmenin yönetiminde öğrenciler arasında 1904 yılında oynandı. 1911 yılında Galatasaray Lisesi beden eğitimi öğretmeni olan ve o dönemde Galatasaray futbol takımının kaleciliğini yapan Ahmet Robenson tarafından, basketbol kuralları türkçeye çevrilmiş ve 10’ar kişilik iki takım arasında Galatasaray Lisesi’nin spor salonunda oynanmıştır.

1913 yılında ilk basketbol şubesi Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından açılmıştır. 1920 tarihine kadar Osmanlı Devleti‘nin I. Dünya Savaşı‘nda olmasından dolayı bir gelişme göstermedi. İlk resmi müsabaka 1921 yılında Selim Sırrı Tarcan‘ın desteği ile Yüksek Öğretmen Okulu öğrencileri ile İstanbul’da yaşayan Amerikalılar arasında oynanmış, Amerikalılar maçı 24-18 kazanmıştır.

1923 yılında ilk resmi spor teşkilatı olan Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı kurulması ile basketbolun bütün Türkiye’ye yayılmaya başlamıştır. Türkiye’de ilk basketbol ligi ise 1927 yılında kurulmuştur. İstanbul’daki Musevilerden kurulu Maccabi şampiyonluğunu 1933 yılına kadar sürdürmüştür. 1933 yılında Türk Spor Kurumu‘nun basketbolu ele alması ile Maccabi’nin üstünlüğü sona ermişti. İstanbul Basketbol Ligi‘nde 1933’teİstanbulspor, ardından üç sezon üstüste Galatasaray şampiyon oldu.

Türkiye Millî Basketbol Takımı 1934 yılında kurulmuş, ilk resmi maçını 24 Haziran 1936 yılında Beyoğlu Halkevi salonunda Yunanistan ile yapmıştır. Maçı 49-12 gibi farklı bir skorla kazanmıştır. Türkiye daha sonra1936 Yaz Olimpiyatları‘na katıldı, ancak dereceye giremedi.

1940 ile 1946 yılları arasında Türkiye’de basketbol faaliyetleri duraklasa da 1946’dan itibaren Ankara, İstanbul, ve İzmir‘in ilk derecelere giren takımlarının oynadığı Türkiye Şampiyonası’nın düzenlenmesi ile yeniden faliyetler hızlanmıştır. 1949 yılında Kahire‘de yapılan Avrupa Basketbol Şampiyonası, Türkiye‘nin katıldığı ilk Avrupa Şampiyonası oldu. Türkiye bu şampiyonada Avrupa 4.’cülüğü unvanını elde etti.[3] 1960 yılında ise Türkiye Millî Basketbol Takımı ilk kez Sofya’da yapılan 2. Balkan Şampiyonası’na katıldı.

Türkiye’de basketbol, 1936-1959 yılları arasında Spor Oyunları Federasyonu adı altında voleybol ve hentbol ile birlikte yürütülmüştür. 1 Mart 1959 yılında ise Türkiye Basketbol Federasyonu resmen kurulmuştur. 13 Aralık 1966 yılına kadar İstanbul, İzmir ve Ankara bölgelerinde yürütülen basketbol çalışmaları daha sonra bu bölgelerin takımları bir araya getirilerek Türkiye Deplasmanlı Basketbol Ligi’ne dönüştü. 1968-69 sezonundan itibaren Türkiye Basketbol Federasyonu, Deplasmanlı İkinci Ligi kurdu. Ayrıca 70’li yıllarda bazı özel kuruluşların da basketbol takımları oluşturmaları ile Türk basketbolü canlanma dönemine girdi. 1977 yılında Fransa‘da yapılan “Avrupa Yıldızlar Basketbol Şampiyonası”nda Türkiye, Avrupa Şampiyonluğu’nu kazandı.

ÖNEMLİ BAŞARILAR

Mirsad Türkcan NBA de forma giyen ilk basketbolcu olmuştur. (1999)

Efes Pilsen Euroleague’de dörtlü finale yükseldi. (2000)

Türk Millî Takımı, 12 Dev Adam, bir ilki gerçekleştirerek Türkiye’de yapılan Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda EuroBasket 2001 Yugoslavya’ya karşı final oynadı. (2001)

Fenerbahçe Avrupa kupalarında hem bayanlarda hem erkeklerde dörtlü final oynayarak büyük bir başarıya imza attı. (2005)

Galatasaray EuroCup Kadınlar‘ı kazanarak Avrupa Kupası kazanan ilk Türk bayan takımı oldu. (2009)

Türk Milli takımımız Türkiye’de düzenlenen 2010 Dünya Basketbol Şampiyonasında Sırbistan’ı yenerek ABD ile final oynadı ve dünya ikinci oldu.(2010)

Galatasaray Odeabank ve Fenerbahçe Avrupa kadınlar basketbolunun 1 numaralı kupası Euroleague Kadınlar‘da finale yükselmiş ve Galatasaray Odeabank Fenerbahçeyi 69-58 yenerek şampiyon olmuştur. (2014)

Fenerbahçe basketbol takımı Euroleague’de Final Four da CSK Moskova takımıyla final oynayıp kaybederek ikinci olmuştur. (2016)

Ayrıca günümüzde Türk Basketbolu Avrupa’da birinci Dünya’da NBA’den sonra ikinci konumdadır.

Son olarak ülkemizde düzenlenen Dünya Basketbol Şampiyonasında Türkiye-Sırbistan maçında Sırbistan’a 82-81 bir sayıyla mağlupken Kerem Tunçeri’nin son 4.3 saniye deki meşhur basketiyle finale yükseldiğimiz ana değinmeden geçemeyeceğim.

 

KAYNAKÇA:https://www.youtube.com/watch?v=Z3P8tfNuvQ8

VİKİPEDİ

 

Reklam Alanı

Reklam buraya

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*