ANTALYA-SERİK

Reklam Alanı

Reklam buraya

1b

Tarihçe

Serik’te ilk yerleşim yeri, M.S. 2. yüzyılda Bergama Krallığı‘na bağlı olarak bugünkü Yanköy Köyü yakınlarında bulunan Sillyon(Koçhisar tepesinde) da ve Belkıs Köyü‘nde Aspendos olarak iki yerde kurulmuştur.

Osmanlı maliye ve tapu kayıtlarında serikli, süleymancı cemaat ya da aşiret boyunun yerleştiği ve ismini verdiği ilçe. Serik , Seriklü konar göçer yörükan taifesinin Anadolu’daki diğer yerleşim alanları: Kayseriyye, Kırşehri, Beğşehri, İçel ve Aydın sancakları.

Batı Trakya Türkleri Balkan Savaşı sırasında Muhacir olarak, Girit Savaşı sırasında ise, Girit Türkleri Serik’e gelip yerleşmişlerdir.

Coğrafi durumu

Serik ilçe merkezi, Antalya’nın 38 km doğusundadır. Akdeniz’ de 22 km kıyı şeridine sahip olan ilçe, merkezi 8 km içeride, denizden 26 m yüksekliktedir. Kısmen dalgalı ovalık bir arazi üzerinde kurulmuştur. İlçenin yüzölçümü 1.550 km²’dir. Bunun 45.360 hektarı tarım arazisi, 65.764 hektarı da orman arazisidir. Serik, Antalya Ovası‘nın doğuya doğru uzanan bir parçasını teşkil eder. Serik İlçesi batıda Antalya merkez ilçe; doğuda Manavgat; kuzeyde Burdur‘un Bucak ilçesi ile Isparta‘nın Sütçüler İlçes; güneyde ise Akdeniz ile çevrilidir.Dağlık kesimlerinde hayvancılık, ormancılık, ova kesimlerinde de ziraatçılık özellikle turfanda sebzecilik yapılmaktadır. Ticari hayatı Antalya şehir merkezine bağlıdır. İlçenin kuzeyinde batı Toros Dağları yükselmeye başlar.

İlçede Akdeniz iklimi hakimdir. Yazlar kurak ve sıcak, kışlar ılık ve yağışlı geçer(tabi bazen değişebilir). Bu iklimin sonucu olarak doğal bitki örtüsü de makilerdir. Bölgenin en önem

Ekonomi

İlçenin çalışma hayatı mevsimlere göre değişiklik göstermektedir. Özellikle yaz aylarından turizm sektöründeki canlılık ilçenin gelir kaynaklarındandır. Kışın ise nüfusun büyük çoğunluğu tarımla uğraşmaktadır. Bunun dışında ilçenin ekonomisinin büyük bir bölümü turizme ve tarıma dayalı olup, halkın % 90’ı turizmle ve tarımla uğraşmaktadır. Tarımsal faaliyetler için ihtiyaç duyulan insan gücünün bir kısmı kendi bölgesinden, bir kısmı da çevre il ve ilçelerden karşılanmaktadır. Özellikle Otomotiv galerileri antalya piyasasını belirlemektedir.

Turizm

22 kilometrelik kıyı şeridine sahip olan ilçenin turistik yerlerin başında kıyı kesimindeki Belek gelmektedir. Bu belde son dönemlerde gerek ülke genelinde, gerekse dünya çapında turizm açısından sayılı yerlerdendir. Özellikle çağdaş tesisleri ve golfle anılan lüks tatil köyleri ile ünlüdür.Yılda 3 milyon turistin uğradığı Belek’te 50’den fazla 5 yıldızlı otel bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Belek kumsalının uzantısında Boğazkent de yazlıkları ve turistik tesisleriyle önem kazanmaktadır.

Deniz turizmi dışında Serik’in dünyaca bilinen tarihi ve turistik ören yerleri olarak, Aspendos ve Sillyon gibi yerler sayılabilir. Bunlar dışında turizme kazandırılması için çalışmalar sürdürülen Akbaş Köyü’ndeki Zeytinlitaş Mağarası da ilçe turizmi için önemlidir.

Ayrıca, Gebiz Bucağına bağlı Akçapınar mahallesinde bulunan Uçansu Şelalesi önemli bir doğa harikasıdır. İlçede Köprülü Kanyon veToros Dağları‘nın uzantıları da mevcuttur.

Zeytinlitaş Mağarası

????????????????????????????????????

Zeytinlitaş Tepe’de yapılan ocak çalışması sırasında bulunan mağara 3 salonlu, sarkıt ve dikitlerle bezeli bir doğal oluşum mağarasıdır. Açılan 10 metrelik galeriden sonra 2 metrelik sağ kol galerisi, mağaraya girişi sağlamaktadır. Daha sonra 5×30 metre ebatlı delikten geçilerek salonlara girilir. 3. salonda 7×5 metre ebatlarındaki delik, mağaranın alt katlarına inmektedir.

Mağaranın oluşumları doğa harikasıdır. Bu mağaranın turizme kazandırılması için çalışmalar sürdürülmektedir.

Uçansu şelalesi

Antalya ili, Serik ilçesi, Gebiz Beldesine bağlı Akçapınar köyü sınırlarında yer alır. Antalya’ya 57 km, Serik’e 54 km mesafededir. Denizden kuşuçumu uzaklığı 38 km, deniz seviyesinden yüksekliğUçansu_antalyai 400 m’dir. Yukarı Uçansu şelalesi 70 m, Aşağı Uçansu şelalesi 51,5 m’den dökülür. Gebiz beldesinden sonra stabilize olan yol bahar mevsiminde su yükselmesi nedeniyle bazen geçit vermemektedir. Kireç taşının (kalker) hakim olduğu arazide, Havutlu ve Bal derelerinin birleşiminden oluşan Uçandere şelaleyi oluşturmaktadır.Yukarı Uçandere şelalesi döküldüğü alanda 20 m genişlik, 6 m en, 2,5 m derinlikte dev kazanı oluşturur. Başlangıç noktasında 2,5 m genişliğinde olan çağlayan suları, dev kazanına ulaştığında 20 metre genişliğe ulaşarak üçgenimsi bir görünüm alır. Dökülme yüzeyi kireçtaşından oluştuğu için küçük sarkıtlar oluşmuştur, bu alanda büyük bir kayalık kısımda kopma oluşmuştur. Akışına devam eden Uçandere 800 metre kadar batıda 51,5 m’lik Aşağı Uçansu şelalesini oluşturur. Burada da 18 m en, 10 m boy, 4 m derinlikte dev kazanı oluşur.Kış ve baharları çoşan şelalelerin suları Akdeniz kuraklığına bağlı olarak yazları azalır, aşırı kuraklarda kurur. Yakın çevrede Kozan köyü çevresinde Pednelissos antik harebeleri yer alır. Şelaleler Ülkemizin en uzun yürüyüş rotası olan Aziz Paulus Yolu üzerinde yer alır.

Köprülü Kanyon

galleryIsparta‘nın Sütçüler ilçesinde başlayan ve Antalya‘da denize dökülen, rafting yapmaya uygun bir Köprüçay‘ın vadisi.Rafting yapılabilen bölgenin başlangıcında iki adet de tarihi köprü bulunmaktadir, küçüğü asıl usta tarafından, kemerli büyük köprü ise ustanın kalfası tarafından inşa edilmiştir. Köprülü Kanyon ismini de bu köprülerden almıştır.Yaz aylarında günde 7 bin kişiye rafting imkânı sağlayan bu temiz nehrin suyu da kaynağından rahatlıkla içilebilir. Çevrenin tabii güzelliği iyi bir sayfiye yeri olmasında önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle kanyon aynı zamanda turistik bir yerdir.

Köprülü Kanyonun başlangıcı Ispartanın güney doğusunda bulunan Kasımlar beldesidir.Nehrin asıl kaynağını Ispartanın ilçesi olan Aksudan gelen ırmak ve yine Ispartaya bağlı Karacahisar köyünden çıkan su oluşturmaktadır. Kanyon Kasımlardan Antalyanın Değirmenözü köyüne kadar yaklaşık 25 km boyunca dar vadilerden oluşmaktadır. Bu kısımda özellikle suyun yükseldiği zamanlarda yürüyerek geçiş zordur. Ama yaz aylarında yürüyerek geçiş yapılabilir . Değirmenözü köyünden sonra nehir tamamen açık alanda akar. Daha sonra nehir tekrar dar vadilere girer . Bu ikinci kısım Köprülü Kanyon Antik Köprüsüne kadar devam eder.Yine bu bölümde dik vadiler zor geçişler ve doğal güzellikler vardır. Akarsu çevresinde 1973 yılında, 36.614 ha büyüklüğünde Köprülü Kanyon Millî Parkı oluşturulmuştur.

ASPENDOS

133Aspendos veya Belkıs Antalya ili Serik ilçesinde bulunan Belkıs köyünde yer alan antik tiyatrosuyla meşhur bir antik kenttir.Aspendos, Serik ilçesinin 8 kilometre doğusunda, Köprüçayı’nın dağlık bölgesinden düzlüğe ulaştığı yerde M.Ö. 10. yüzyılda Akalar tarafından kurulmuş ve antik devrin mamur zengin kentlerinden biridir. Buradaki tiyatro M.S. 2. yüzyılda Romalı’lar tarafından inşa edilmiştir. Kent biri büyük, biri küçük iki tepe üzerine kurulmuştur.

Coğrafyacı Strabon ve Pamponrus Mela, Kentin Agruslularca kurulduğunu yazarlar. Bölgeye MÖ 1200’den sonra Yunan göçleri olmuştur oysa Aspendos adının kaynağı Rumlardan önceki yerli Anadolu dilidir. Önemli bir ticaret yolu üzerinde olduğu ve Köprüçay Irmağı ile limana bağlandığı için Aspendos, her çağda ele geçirilmek istenen kentler arasında yer almıştır.

Aspendos’un en önemli yapısı tiyatrosudur. Antik tiyatrolar arasında en iyi şekilde korunarak gelmiş bir açık hava tiyatrosudur. Bu tiyatro Anadolu’daki Roma Tiyatrolarının günümüze sahnesi ile ulaşabilen en eski ve sağlam bir örneğidir. Mimarı Aspendos’lu Theodorus’un oğlu Zenon’dur. Antonius Piu zamanında yapımına başlanmış Marcus Aurelius zamanında tamamlanmıştır (138-164). Tiyatro, kentin yerli tanrıları ile imparator ailesine sunulmuşturHer yıl binlerce yerli, yabancı turist Aspendos’u gezmektedir. Antik tiyatro ayrıca konserler, etkinlikler için kullanılmaktadır.

Bir de Aspendos Antik Tiyatrosu’nun küçük bir öyküsü var. Aspendos kralının bir zamanlar herkesin evlenmek istediği çok güzel bir kızı vardır. Kral kızını kime vereceğini bilemediği için halka, “Kim halkımız, kentimiz için en yararlı şeyi yaparsa kızımı ona vereceğim” diye duyurur. Bunun üzerine iki ikiz kardeş iki büyük yapı yaparlar. Biri kente çok uzaklardan, karmaşık yolları birçok zorluğu geçerek, su getiren su kemerleri; öteki ortasında yere metal para atıldığında üst sıralardan bile sesinin duyulduğu dünyanın akustik olarak en iyi tiyatrosudur. Kral su kemerlerini gördükten sonra kızını su kemerlerini yapana vermek ister. Bunun üzerine tiyatronun mimarı Zenon krala bir oyun oynar. Kral tiyatronun üst sıralarında gezerken bir fısıltı duyar: “Kral kızını bana vermeli.” Akustiğe hayran kalan kral kızını büyük bir kılıçla ikiye ayırır ve kardeşlere verir.

Tarım

İlçemizde 445.000 dekar tarım alanı bulunmaktadır. Tarım alanlarının %70’i sulanabilir olup, damlama sulama sistemi yaygın olarak kullanılmaktadır. Örtü altı ve açık tarla sebzeciliği, meyvecilik, Tarla Bitkileri (Buğday, pamuk, mısır) önde gelen üretim değerlerini oluşturmaktadır. Tarımsal mekanizasyon üst seviyede kullanılmaktadır. Çiftçi Kayıt Sistemine 5200 çiftçimiz kayıtlıdır.

Başta domates üretimi olmak üzere 375.000 ton Örtü altı ve açık tarla sebze, Başta zeytin, nar ve narenciye olmak üzere 56.000 ton meyvecilik, Başta hububat, pamuk ve mısır olmak üzere 97.000 ton Tarla bitkileri ve Başta karanfil olmak üzere 52.000.000 adet süs bitkileri üretimi İlçemizin önemli üretim kalemlerini oluşturmaktadır.

Bölgemizde Ayriyeten Sadece Serik İlçesinde Yetişen Serik Armutu (Pyrus serikensis (Zingit)) Nesli Tükenmek Olan Meyve Tekrardan Üretime Başlanmıştır..

1972 yılında Browicz tarafından ‘’ Pyrus boisseriana Buhse sups. Crenulata browicz’’ olarak betimlenmiştir. Türkiye’de sınırlı yayılışa sahip olan Zingit’in (Serik Armudu) taksonomik durumu 1994 yılında yeniden değerlendirilerek Prof. Dr. Adil Güner ve Prof. Dr. Hayri Duman tarafından ayrı bir tür olduğu belirtilerek literatüre “Pyrus serikensis” adıyla geçirilmiştir.

Literatüre geçtiği tarihten itibaren bu tür izlenmeye başlamıştır. 0-150 metre rakımları arasında bulunan armudun azaldığı gözlemlenmiştir. Zira bazı köylerde Zingitlik denen mevkilerde Zingit (Serik Armudu) kalmamıştır. Koruma Birliği (IUCN)’nin koruma kriterlerine göre “tehlikede(EN)” kategorisine konulmuş; ancak son verilere göre tehdit kategorisinin “vahim (CR)” statüsüne yükseltilmiştir.

Türün neslinin tükenmekte olduğunun fark edilmiş olması sonucunda, 1990 yılında Bakanlar Kurulu ile “Belek Özel Koruma Bölgesi” olarak ilan edilen 11200 hektarlık alanda koruma altına alınmıştır.

Spor

  • 2014 yılında Serik Belediyespor Süper Amatör Lig’te Grup 3. Olarak Antalya Süper Amatör Plaf Off Katılma Hakkı Kazanmıştır.12 puanla Plaf Off 4.Sırada Tamamladı.
  • 2015 yılında Serik Belediyespor Süper Amatör Lig’te Kepez Belediyespor Normal Süresi 0-0 Berabere kalmış Uzatmalarda Gol Olmayınca Penaltılarda 7-6 Yenerek Kupanın Sahibi Olmuştur.

İlçemizi Antalya Süper Amatörde Serik Belediyespor temsil etmektedir. Serik Belediyespor 2013-2014 sezonunu 23 puanla 3. sırada tamamladı. Serik Belediyespor Maçlarını İsmail Ogan Stadında Oynamaktadır.

Kick Boks Serik Belediye Spor Kulübü Kick Boks Takımı 2012 Türkiye Minikler-Yıldızlar Ferdi Kick Boks Şampiyonası Katılmaya Hak Kazanmıştır.

SERİK YÖRESEL YEMEKLERİ

Serik ilçesine gelip de yöresel tatları denemeden gitmek olmaz. En meşhur tatları ise köfte ve piyazdır.

Köfte:Güzel bir şekilde kıyılmış yağlıca dana veya davar etinden yapılır. Kıyma güzel bir şekilde baharatları katılarak yoğrulur. Pişirilerek yanında yeşilliklerle servis edilir. Köfteden önce piyaz yemek gelenektirc700x420.

Piyaz:Yörenin en iyi kuru fasulyesi haşlanarak yapılır. Üzerine özel olarak hazırlanmış tahinli sos dökülür. Mutlaka haşlanmış yumurta, domates, soğan ve maydanoz ile süslenerek servis yapılır.
Darı Çorbası:Mısırlar suyla birlikte ocağa konur. Mısırlar iyice piştikten sonra üzerine yağ dökülüp yenilir.

Sütlü Bulamaç:Sütün içine biraz su katılarak ateşte kaynamaya bırakılır. Süt kaynadıktan sonra bir tabakta suyla ezilen un içine dökülür. Biraz tuz serpilir. Biraz koyulaşınca ocaktan indirilir. Soğumaya bırakılır. Soğuduktan sonra yenilir.

Koca Tarhana:Buğday el değirmeninde parçalanır. Yarıldıktan sonraki ayran buğdayın üzerine dökülür ve kaynatılır. Sabaha kadar bekletilir. Sabah kuruması için güneşe konur. Kuruduktan sonra çorbası yapılıp içilir.

Keşkek:Buğday dövülür kabuğundan ayrılır. Güzel bir şekilde yıkanır. Büyük kazanlarda odun aarapaşıteşinde pişirilir. Daha sonra güzelce çırpılır. Sıcak olarak üzerine kızdırılmış tereyağı dökülerek servis yapılır.

Arap Aşı:Ocağa su konur. Un yavaş yavaş ilave edilir. Bulamaç haline getirilir. Çorba şeklinde pirinçsiz olarak acılı pişirilir ve bulamaca katılır.
Kekikli Çorba:Yarma buğday kaynatılır. İçine kekik ve nohut atılır. Pişince ayranın içine dökülür ve üzerine yağ kesilir.
Kulaklı Aş:Yufka biraz kalınca açılır. Yufka oklavaya dolanır. Sarılmış yufka bir çizgi halinde ikiye bölünür. Daha sonra muska dilimi şeklinde kesilir ve kaynayan suya atılır. Çıkarıldıktan sonra soğuk suya tutulur. Sarımsaklı yoğurdun içine karıştırılır. Üzerine yağ kızdırılıp dökülür.

KAYNAKÇA: https://tr.wikipedia.org/wiki/Serik#Tarih.C3.A7e

Reklam Alanı

Reklam buraya

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*