Antalya- Doyran

Reklam Alanı

Reklam buraya

 Mahallenin geçmişi hakkında gerçek bilgilerden de yararlanarak bir efsane oluşturulmuş ve bu dilden dile anlatılmıştır. Söylendiğine göre köy Teke Beyliği’nden önce de vardı. Bu bir efsane ile şöyle anlatılır. Mahallenin kurucusu evliya Pirinç Çelebi’dir. Pirinç Çelebi “Yedi Kardeşler” denilen ve hepsi evliya olan kardeşlerden birisidir. Kardeşlerden bir tanesi Antalya’ya yerleşen Şeyh Şücaeddin’dir. İkisi Doyran mahallesinde kalan evliya Fatma ve Zehra’dır. Bir tanesi, Saklıkent’e yakın Karçukuruyaylasında bulunan, Eren Dağı’nın zirvesinde mezarı olan Eren Dede’dir. Kardeşlerden biri Çakırlar mahallesinin kurucusudur.Çakırlar’a yerleşirken “burası benim mekanım olsun” diyerek sınırları çizmiş, gözleri çakır renkli olduğu için de mahallenin adıÇakırlar olmuştur. Diğer kardeş’in adı Ali, Duraliler mahallesinin kurucusudur. “Ben de burada durayım” dediği için mahallenin adıDuraliler olmuştur.

Teke beyi Pirinç Çelebi’nin kendinden habersiz cami yaptırdığını duyup iki asker gönderir. Askerler Pirinç Çelebi’ye gelip beyden habersiz cami yaptıramayacağını söylerler. Pirinç Çelebi de onları evine buyur eder ve onlara birer kepçe pilav verir. Ayrıca atlarına da birer avuç yem verir. Askerler hem kendilerinin hem de atlarının doymayacağını düşünürler fakat kendileri de atları da bitiremezler. Bu kerameti görünce bir hayli şaşıran askerler Pirinç Çelebi’ye hürmette bulunurlar.Daha sonra Pirinç Çelebi askerlere; beylerine selam söylemelerini, bu camiye karışamayacağını,yoksa onun gözlerini oyacağını söyler(bu lafı söylediği zaman Teke beyi gözlerine bir şeyin dokunduğunu hisseder.) Ayrıca askerlere:”Evladım bu camiyi bitirmek bana nasip olmayacak,yakın tarihte beyiniz geliversin ve camiyi bitiriversin” buyurur.Teke beyi Pirinç Çelebi’nin evliya bir zât olduğunu anlar.Çok geçmeden Pirinç Çelebi’nin yanına gelir.Geldiği vakit Pirinç Çelebi’yi öbür aleme intikal etmiş olarak bulur.Defnini gerçekleştirir ve caminin kalan kısmını yaptırır. Caminin isminide Pirinç Çelebi Camii koyar.

Yakın zamanda gerçekleşen bir hadiseyle türbesinin yapımı bir kişiye nasib olmuştur.

Pirinç isminin kalmasının sebebide,Allah dostu olan bu zat,birgün tarlasını sularken yerde pirinç tanesi görmüş ve çok üzülmüş. Peygamber efendimizin Sevdiği bir şey nasıl olurda ayaklar altında olabilir demiş ve onu oradan kaldırmış. Demek ki:Allah dostu olmak;Yaradanın en sevdiğinin,sevdiği bir pirinç tanesine, hürmet ettirecek kadar hassas olmayı gerektiriyor.

Köken bilimi

 Teke beyi Pirinç Çelebi’nin kendinden habersiz cami yaptırdığını duyup iki asker gönderir. Askerler Pirinç Çelebi’ye gelip beyden habersiz cami yaptıramayacağını söylerler. Pirinç Çelebi de onları evine buyur eder ve onlara birer kepçe pilav verir. Ayrıca atlarına da birer avuç yem verir. Askerler hem kendilerinin hem de atlarının doymayacağını düşünürler fakat kendileri de atları da bitiremezler. Mahallenin ismi önceden Doyuranken ünlü düşmesine uğrayarak Doyran olmuştur.

Coğrafya

 Doyran, Antalya’nın batısında yer almaktadır. Mahallenin kuzeyinde Korkuteli, doğusunda Aşağıkaraman, güneyinde Çakırlar, batısında ise Saklıkent sınırları ile çevrilidir.

Akdeniz ikliminin bitki örtüsünü olan maki türü bitkiler Doyran’ın da bitki örtüsünü oluşturur. Batı Torosların güneyi ile Akdeniz arasında kalmış bir bölümde bulunmaktadır. Mahallede kızılçamlar da görülür.

Doyran’dan geçen tek akarsu şehrin doğusundaki Doyran Çayı’dır. Bu akarsuyun üzerinde Doyran Göleti de bulunmaktadır.

İklim

 Doyran iklimi genel olarak Akdeniz iklimine girmektedir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı olarak ifade edilen iklim tipi diğer bir değişle mutedil deniz ve sıcak deniz iklim sınıfına girer, daha iç kesimlerde ise soğuk ve yarı-kara iklim tipi görülmektedir. Yazın ortalama sıcaklık 30—34 derece arasındadır. Ocak ayında ise sıcaklık ortalama 9—15 derece arasında değişir. Mahallede kar yağması ve don gibi meteorolojik olaylar mahallenin kısımlarında görülmektedir.

Mahallede yıllık ortalama nispi nem %64 civarındadır. Mahallenin aşağı bölümlerinde yazlar hem uzun hem de sıcaktır. Kışlar bile ılığa yakın serinlikte geçer. Yazın hiç görülmeyen yağmur, Aralık, Ocak ayları ile çok nadir olarak ilk ve sonbahar aylarında sağanak halinde yağar. Yılın ancak 40—50 günü kapalı ve yağışlıdır. Antalya, yılda ortalama 300 güneşli günü, 18.7 derece yıllık sıcaklık ortalaması ile yılın 12 ayı turizm hareketlerine açık, ender bölgelerden birisidir. Bitki örtüsü ise Akdeniz iklimi’nin getirdiği maki adlı kısa ve her mevsim yeşil ağaçlardan oluşur.

Reklam Alanı

Reklam buraya

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*