ANTALYA

Reklam Alanı

Reklam buraya
Hafen mit der Altstadt von Antalya, Südküste, Türkei

Sahilinde turizm bakımından çok gelişmiş bir il. Türkiye’nin muz ve portakal bahçesi olarak isimlendirilen Antalya; Akdeniz kıyısında, İçel (Mersin) Konya, Isparta, Burdur ve Muğla illeri ile çevrilidir. İl toprakları 36°06′ ve 37°27′ kuzey enlemleri ile 29°14′ ve 32°27′ doğu boylamları arasında yer alır. Üç tarafı yüksek dağlarla çevrilidir. Güzel iklimi, verimli toprakları, orman zenginliği, sahillerinin güzelliği tarihi yerleri ile en zengin şehirlerimizden biridir. Antalya’ya Türkiye’nin turizm başkentidir. Trafikteki numarası (07).

İsminin kökeni

Bergama Kralı İkinci Attalos tabii güzellikleri çok zengin olan bu bölgede bir şehir kurulmasını istemiş ve kurulan bu şehre “Antalela” ismini vermiştir. Türkler bölgeyi fetih edince, şehrin ismini Antalya olarak değiştirmişlerdir.
Süleyman Şah zamanında Selçuk Türkleri tarafından zapt edilmiş (1085) Murat zamanında da (1391) Osmanlıların eline geçmiştir. Mondros Mütarekesinden yararlanan İtalyanlar da kısa bir süre (1919) şehri işgal etmişlerdir.
Portakal bahçeleriyle kuşatılmış koyu yeşillik içinde güzel ve toprağı çeşit çeşit sebze ekimi ve meyveciliği ile hızla ilerleme yolunda olan şehirlerimiz’dendir. Antalya’nın güneyini kaplayan Akdeniz kıyıları en büyükleri Antalya körfezi olmak üzere irili ufaklı birçok körfezler, koylar, limanlar ve Antalya -Kaş arasında ufak adacıklarla bezenmiştir. Yüzeyi, Batı Torosları ile kıyı arasında kalan yollar, dik meyilli yamaçlardan ibarettir. İklimi Akdeniz iklimi özelliğini taşır. Çeşitli tarım ürünleri yetiştiren bir bölge olmasının yanında Türkiye’nin en zengin orman bölgelerinden biridir. Doğası, palmiyelerle sıralanmış bulvarları, geleneksel mimarisini korumuş merkezi Kale içi ve büyük ölçekli turizm yatırımları ile Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biridir.

Etimolojisi

Antalya’nın Eski Adları: Attaleia, Attalia, Atalla, Sattalla, Atale, Ataliyye, Etaliyye, Adalin, Adalya, Antalya, M.Ö. 7. yüzyıldan itibaren 546 yılına kadar bölgede süren Lidya Krallığının egemenliğine, bu tarihten sonra da Pers egemenliğine girmiş. Makedonya Komutanı Büyük İskender, bölgedeki Pers egemenliğine M.Ö. 336 yılında son vererek bölgedeki bütün kentleri işgal eder. Büyük İskender M.Ö. 323 yılında ölünce, generalleri arasında uzun yıllar süren savaşlar başlar ve bu savaşlar M.Ö. 188 yılına kadar sürer. M.Ö. 2. yüzyılda Antalya’nın batı kesimi Bergama Kralı II. Attalos’un eline geçer ve Kral Akdeniz’in batı kıyısında kendi adı ile anılan “Attalia”yı; yani bugünkü Antalya Şehrini kurar. Bu tarihten itibaren kent Attaleia adıyla anılır. Daha sonra Adalia ve Adalya gibi isimler alarak günümüze Antalya olarak ulaşır.

Antalya tarihi

M.Ö. 700-546 arasında Lidyalılar, sonra Persler ve M.Ö. 333te Makedonya Kralı Büyük İskenderin eline geçti. M.Ö. 2. asırda da Romalıların hakimiyetine girdi. Roma imparatoru Antonius, Antalyayı Mısır Kraliçesi Kleopatraya hediye etmiş, Kleopatra da Antalya ormanlarındaki Sedir ağaçlarından kuvvetli donanma hazırlamıştır. Pamfilya ve Klikya bölgedeki Roma hakimiyetine karşı çıkarak bağımsız oldular. Romanın parçalanmasından sonra ise buraya Doğu Roma (Bizans) hakim oldu. 1071 Malazgirt Savaşından sonra Antalya Türklerin eline geçti. Bizanslılar birkaç defa Antalyayı geri almak istemişlerse de, 1206-1207den sonra Antalya günümüze kadar devamlı Türk toprağı olarak kaldı. Antalyanın ilçesi olan Alanya, Selçuklular zamanında kış aylarında devletin başkenti olmuştur. İlhanlıların saldırmaları ile Selçuklular zayıflayınca, Antalya, Hamidoğulları ve Tekelioğullarının idaresinde kalmıştır. Osmanlı Devleti, Anadoluda birliği temin edince 1391de Sultan Yıldırım Bayezid zamanında Osmanlı Devletine katılmıştır. Osmanlı devrinde Konyaya bağlı (Teke Sancağı) olarak Cumhuriyet devrine kadar gelmiştir.
Osmanlı Devletinin Birinci Dünya Harbinde yenik sayılmasından sonra, İtalyanlar tarafından işgal edildi. İtalyanlar 9 Temmuz 1922de buradan ve Anadoludan çekildiler.

Fiziki Yapı

Antalya, güneyinde dik yamaçlarla kesilen Akdeniz ve kuzeyde ona paralel uzanan Toroslar ile çevrilidir. İlin % 70i dağlıktır. Ovalar % 13tür. Yaylaları güzel olup, Tekeli ile Gidev yaylası meşhurdur. Kıyılarının uzunluğu 450 kilometredir. Körfezin batı sahillerine dağlar dik olarak indiği için, girinti ve çıkıntısı fazladır. Sahillerde deniz derindir. Körfezin doğu kıyısında, dağlar sahile paralel olduğundan denizde büyük bir kumsal şerit vardır. Bu sahiller Türkiyenin en güzel manzaralı kıyılarıdır.

Meşhur yemekleri: Arap aşı, külle, domates civesi, laba, tandır kebabı, hibeş, turunç ve patlıcan reçeli, güleviz, saç kavurma ile ayrandır. Ahi teşkilatı bu vilayette büyük iz bırakmıştır. Eğitim: Antalyada 40 anaokulu, 997 ilkokul, 92 ortaokul, 14 mesleki ve teknik ortaokul, 23 lise ve 24 mesleki ve teknik lise vardır. Okuma-yazma nisbeti % 85tir. Akdeniz Üniversitesine bağlı tıp fakültesi, Eğitim Fakültesi ve Meslek Yüksek Okulu vardır. İl dahilinde 4 müze bulunmaktadır. Hastane sayısı 18dir. Her türlü spor dalında sporcu yetişmiştir. 1964 Tokyo Olimpiyatlarında güreşte birincilik kazanan İsmail Ogan Antalyalıdır.

Tarihi Eserler ve Turistik Yerleri

Müzeler: Suna İnan Kıraç Kale içi Müzesi, Antalya Atatürk Evi Müzesi, Antalya Oyuncak Müzesi, Alanya Müzesi.

Kanyonlar:  Köprülü Kanyon, Sapadere Kanyonu, Gökbük Kanyonu, Kıbrıs Kanyonu, Göynük Kanyonu ve Güver Uçurumu.

Mağaralar:   Dim Mağarası, Kocain Mağarası, Suluin Mağarası, Karain Mağarası, Beldibi Mağarası ve Sırtlanini Mağarası’nı gezmelisiniz.

Şelaleler:   Manavgat Şelalesi, Düden Şelalesi, Kurşunlu Şelalesi, Uçarsu Şelalesi, Alara Şelalesi, Uçansu Şelalesi 

KAYNAKÇA: ANTALYA

 

Reklam Alanı

Reklam buraya

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*